Yurt dışından Türkiye’de anlaşmalı boşanma: şartlar
Yurt dışında yaşasanız da Türkiye’de anlaşmalı boşanma mümkündür: Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, eşler birlikte başvurmalı ya da biri diğerinin davasını kabul etmeli, hâkim de eşleri bizzat dinleyip boşanmanın malî sonuçları ve çocuklar hakkındaki anlaşmayı uygun bulmalıdır (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – TMK m. 166/3). Hâkimin sizi bizzat dinlemesi şart olduğundan, Almanya veya Hollanda’da yaşıyor olmanız duruşmaya katılma gereğini ortadan kaldırmaz.
Bu yazı, ikisi de Türk vatandaşı olan ve Avrupa’da yaşayan eşlerin Türkiye’de anlaşmalı boşanmasını anlatır. Eşlerden biri yalnızca yabancı vatandaşsa uygulanacak hukuk değişebilir; bunu aşağıda ayrıca belirttim.
Anlaşmalı boşanmanın şartları (TMK m. 166/3)
Kanunun ilgili fıkrası şöyledir:
Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
Buradan dört şart çıkar:
- En az bir yıllık evlilik. Süre evlenme tarihinden hesaplanır. Bir yıl dolmamışsa anlaşmalı boşanma yolu kapalıdır; boşanma ancak TMK m. 166/1’deki genel hükümle, yani evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ispatıyla istenebilir.
- Ortak irade. Eşler davayı birlikte açar ya da bir eşin açtığı davayı diğeri kabul eder.
- Hâkimin eşleri bizzat dinlemesi. Hâkim, iradenin serbestçe açıklandığına kendisi kanaat getirmelidir.
- Hâkimin onayladığı anlaşma. Eşlerin nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi malî konular ile velayet ve çocukla kişisel ilişki hakkında yaptığı anlaşmayı (uygulamada “protokol” denir) hâkim uygun bulmalıdır. Hâkim değişiklik yapabilir; eşler bu değişikliği kabul ederse boşanmaya karar verilir.
TMK m. 184/5 de aynı yöndedir: Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz. Protokolü Almanya’da imzalamış olmanız bu onayın yerine geçmez.
Türkiye’de hangi mahkemede açılır?
TMK m. 168’e göre boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Avrupa’da yaşayan eşlerin çoğunun Türkiye’de bir yerleşim yeri yoktur. Bu durumda 5718 sayılı MÖHUK m. 41 devreye girer:
- Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmamışsa veya açılamıyorsa Türkiye’de görülebilir.
- Önce Türk hukukuna göre yer bakımından yetkili mahkemeye bakılır; o yoksa ilgilinin Türkiye’de sâkin olduğu yer, o da yoksa Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
- Bunların hiçbiri yoksa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir.
Madde, Türk mahkemesinin bu yetkisini davanın yabancı ülkede açılmamış olmasına bağlar. Aynı boşanma davası Almanya’da açılmış ve görülüyorsa, madde gerekçesine göre bu durum Türkiye’deki davada ileri sürülebilir. Ayrıntılar için MÖHUK m. 41’in tam metni ve gerekçesine bakabilirsiniz.
Hangi hukuk uygulanır?
MÖHUK m. 14/1’e göre boşanma sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir. İki eş de Türk vatandaşıysa Türk mahkemesi Türk Medeni Kanununu uygular. Eşlerden biri Türk vatandaşlığının yanında Alman veya Hollanda vatandaşlığına da sahipse, Türk vatandaşlığı esas alınır (MÖHUK m. 4/1-b). Bu kuralı MÖHUK Madde 4 yazısında anlattım.
Eşlerden biri yalnızca yabancı vatandaşsa (ör. Türk vatandaşlığından çıkmış ve yalnızca Alman vatandaşıysa) müşterek millî hukuk yoktur; bu durumda müşterek mutad mesken hukuku, yani çoğu zaman eşlerin birlikte yaşadığı ülkenin hukuku uygulanır (MÖHUK m. 14/1). Türk mahkemesi böyle bir davada yabancı hukuku uygular ve TMK m. 166/3’teki şartlar aynen geçerli olmayabilir. Bu yazı o durumu kapsamaz.
Duruşmaya yurt dışından katılmak mümkün mü?
Kanun, hâkimin tarafları “bizzat” dinlemesini şart koşar. Bir avukat sizi davada temsil edebilir, ama sizin yerinize hâkim önünde boşanma iradenizi açıklayamaz. Bu yüzden duruşmaya kural olarak kendiniz katılmanız gerekir.
6100 sayılı HMK m. 149/1’e göre mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine, talep eden tarafın aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılmasına karar verebilir. Bu konu tartışmalıdır. Yurt dışındaki bir eşin bu yolla dinlenmesinin TMK m. 166/3’teki “bizzat dinleme” şartını karşılayıp karşılamadığı kanunda açıkça düzenlenmemiştir ve bu yazı kapsamında doğrulanmış bağlayıcı bir yargı kararı yoktur. Talebin kabulü mahkemenin takdirine ve teknik imkânlara bağlıdır. Somut davada mahkemenin nasıl karar vereceği kesin değildir; Türkiye’ye gelerek duruşmaya katılmak en güvenli yoldur (yazarın değerlendirmesi).
Vekâletname ve avukat
Davayı Türkiye’deki bir avukat aracılığıyla açabilir ve takip ettirebilirsiniz. HMK m. 74’e göre açıkça yetki verilmemişse vekil davayı kabul edemez, sulh olamaz ve hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez. Boşanma kişinin kendi iradesine bağlı bir haktır; bu nedenle vekâletnamede boşanma davası açma, takip etme ve gerekiyorsa davayı kabul etme yetkisinin açıkça yazılması güvenli yoldur (yazarın değerlendirmesi). Vekâletnamenin yurt dışında nasıl düzenleneceğini Almanya’dan Türkiye’deki işlemler için vekâletname yazısında anlattım.
Protokolü hazırlarken şu konuları açıkça düzenlemek gerekir, çünkü hâkim bunları tek tek inceler:
- velayet ve velayeti almayan eşin çocukla kişisel ilişkisi,
- çocuk için iştirak nafakası ve varsa eş için yoksulluk nafakası,
- maddi ve manevi tazminat talepleri,
- eşyalar, taşınmazlar ve mal rejiminin tasfiyesi.
Çocuklar Almanya’da yaşıyorsa kişisel ilişkinin hangi tatillerde ve nerede kurulacağını gerçekçi biçimde yazmak, kararın sonradan uygulanmasını kolaylaştırır.
Boşanma kararı Almanya’da ve Hollanda’da geçerli mi?
Türk mahkemesinin kararı Almanya’da kendiliğinden hüküm doğurmaz; yabancı boşanma kararları kural olarak eyalet adalet idaresinin (Landesjustizverwaltung) tanıma kararıyla tanınır (FamFG § 107/1, 1. cümle). Ancak kararı, karar tarihinde her iki eşin de vatandaşı olduğu devletin mahkemesi vermişse bu tespit gerekmez (FamFG § 107/1, 2. cümle). İki eş de yalnızca Türk vatandaşıysa bu istisna gündeme gelir. Çifte vatandaşlarda durumun nasıl değerlendirileceğini ve Standesamt’ta hangi belgelerin istendiğini Alman makamlarına veya Almanya’da yetkili bir avukata sormanız gerekir. Hollanda’daki tanıma ve kayıt işlemleri için de belediyeye (gemeente) veya Hollanda’da yetkili bir avukata başvurmanız gerekir.
Boşanmayı Almanya’da yapmayı seçerseniz, Alman kararının Türkiye’de hüküm doğurması için tanınması gerekir (MÖHUK m. 58). Bunu Almanya’da verilen boşanma kararının Türkiye’de tanınması yazısında anlattım. Aile hukukuna ilişkin genel bilgi için Aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Anlaşmalı boşanma için Türkiye’ye gitmek zorunda mıyım?
Hâkimin eşleri bizzat dinlemesi şarttır (TMK m. 166/3). Ses ve görüntü nakli yoluyla katılım HMK m. 149/1’e göre mahkemenin kararına bağlıdır ve anlaşmalı boşanmada yeterli sayılıp sayılmayacağı kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Bu nedenle duruşmaya Türkiye’de katılmayı planlamak gerekir.
Türkiye’de hiç yaşamadıysak boşanma davasını nerede açarız?
Türkiye’de yerleşim yeriniz, bulunduğunuz yer veya son yerleşim yeriniz yoksa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir (MÖHUK m. 41).
Evliliğimiz bir yılı doldurmadıysa anlaşmalı boşanabilir miyiz?
Hayır. Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m. 166/3). Bu süre dolmadan boşanma ancak genel hükümle, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ispatıyla istenebilir (TMK m. 166/1).
Türkiye’de verilen boşanma kararı Almanya’da tanınır mı?
Karar tarihinde iki eş de Türk vatandaşıysa Türk kararının tanınması için Alman eyalet adalet idaresinin ayrıca tespit kararı gerekmez (FamFG § 107/1, 2. cümle). Diğer durumlarda bu tespit gerekir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – mevzuat.gov.tr
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun – mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – mevzuat.gov.tr
- FamFG § 107 – gesetze-im-internet.de
Sorularınız için
Türkiye’de anlaşmalı boşanmanın sizin için uygun olup olmadığını, davanın hangi mahkemede açılacağını ya da protokolde velayet, nafaka ve mal paylaşımının nasıl düzenleneceğini kendi durumunuz için değerlendirmek isterseniz randevu sayfasından bir görüşme tarihi seçebilirsiniz. Görüşme online görüntülü, telefonla ya da Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir; sorunuzu yazılı iletmek isterseniz iletişim formunu kullanabilirsiniz.
Hazırlık için evlenme tarihinizi gösteren nüfus kaydını ya da evlilik cüzdanını, eşlerin ve çocukların vatandaşlık bilgilerini, Türkiye’deki son yerleşim yerinizi ve eşinizle üzerinde anlaştığınız konuları yanınızda bulundurmanız yararlı olur. Görüşme Türk hukukuna ilişkin kısımla sınırlıdır; Türk kararının Almanya veya Hollanda’daki tanınması ve kaydı için orada yetkili makama ya da avukata başvurmanız gerekir.