MÖHUK Madde 32 Sözleşmenin Varlığı ve Maddî Geçerliliği
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun (MÖHUK) 32. maddesi “Sözleşmeden doğan ilişkinin varlığı ve maddî geçerliliği” başlığını taşır. Bir sözleşmenin kurulup kurulmadığı ve maddî bakımdan geçerli olup olmadığı, sözleşme geçerli olsaydı ona hangi hukuk uygulanacak idiyse o hukuka göre belirlenir. İkinci fıkra, davranışı ya da susması yabancı bir hukuka göre kabul sayılabilecek tarafı korur; yurt dışından gelen bir teklife cevap vermediyseniz ya da bir anlaşmanın yalnızca yazışmalarla kurulup kurulmadığı tartışılıyorsa bu madde karşınıza çıkabilir.
MÖHUK Madde 32 metni
Sözleşmeden doğan ilişkinin varlığı ve maddî geçerliliği
MADDE 32 – (1) Sözleşmeden doğan ilişkinin veya bir hükmünün varlığı ve maddî geçerliliği, sözleşmenin geçerli olması hâlinde hangi hukuk uygulanacaksa o hukuka tâbidir.
(2) Taraflardan birinin davranışına hüküm tanımanın, uygulanacak hukuka tâbi kılınmasının hakkaniyete uygun olmayacağı hâlin şartlarından anlaşılırsa, irade beyanının varlığına, rızası olmadığını iddia eden tarafın mutad meskeninin bulunduğu ülke hukuku uygulanır.
UYAP Mevzuat’taki güncel metinde bu madde için değişiklik notu yoktur (Kasım 2026 itibarıyla). Gerekçenin tam metni ve açıklama: MÖHUK m. 32.
Madde gerekçesi
Tasarı gerekçesine göre madde, 2675 sayılı eski Kanunda karşılığı olmayan yeni bir hükümdür. Gerekçe, sözleşmenin hükümlerine uygulanan hukukun ehliyet ve şekil dışında sözleşmenin kuruluşuna da uygulanacağını belirtir. İkinci fıkra bunun istisnasıdır: Sözleşmenin kuruluşu kapsamında olsa da, taraflardan birinin bir davranışına veya susmasına hüküm tanınıp tanınmayacağı konusunda rızası olmadığını iddia eden tarafın mutad meskeni hukuku uygulanır. Gerekçedeki madde numaraları tasarının numaralarıdır (tasarının 23. maddesi Kanunun 24. maddesine, 31. maddesi Kanunun 32. maddesine karşılık gelir).
Açıklama
Birinci fıkra: önce uygulanacak hukuk, sonra kuruluş. Mahkeme, taraflar arasında sözleşme olup olmadığını tartışırken önce sözleşmenin geçerli olduğunu varsayar ve ona uygulanacak hukuku MÖHUK m. 24–29’a göre bulur. Sözleşmede bir hukuk seçimi kaydı varsa seçilen hukuk, yoksa m. 24/4’e göre en sıkı ilişkili hukuk ya da m. 25–29’daki özel kurallar. Teklifin kabul edilip edilmediği, sözleşmenin kurulup kurulmadığı ve maddî geçerliliği bu hukuka göre incelenir. Böylece sözleşmenin kurulması ile sonuçları aynı hukuka bağlanır.
Ehliyet ve şekil bu maddeye girmez. Gerekçe ikisini açıkça dışarıda bırakır. Ehliyet kişinin millî hukukuna (MÖHUK m. 9), şekil işlemin yapıldığı ülke hukukuna veya işlemin esasına uygulanan hukuka (MÖHUK m. 7) tabidir. Kanun “maddî geçerlilik” kavramını ayrıca tanımlamaz. Yazarın değerlendirmesine göre hata, aldatma, korkutma gibi irade sakatlıkları ve sözleşme içeriğinin hukuka aykırılığı bu kavramın içindedir.
Tek bir hükmün varlığı. Madde yalnızca sözleşmenin bütününü değil, “bir hükmünü” de anar. Maddenin lafzına göre genel işlem koşullarındaki bir kaydın sözleşmenin parçası olup olmadığı da sözleşmeye uygulanacak hukuka göre incelenir. Hukuk seçimi kaydının kendisinin kurulup kurulmadığına seçilen hukukun mu bakacağı kanunda ayrıca düzenlenmemiştir; maddenin lafzı bu yorumu destekler, ama bu yazarın değerlendirmesidir.
İkinci fıkra: davranış ve susma. İstisnanın uygulanması için üç şey gerekir:
- Tartışma, bir tarafın davranışına (gerekçeye göre susmasına da) hüküm tanınıp tanınmayacağıyla ilgili olmalı.
- Hâlin şartlarından, bu davranışın sonucunu sözleşmeye uygulanacak hukuka göre belirlemenin hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşılmalı.
- Taraf, rızasının olmadığını ileri sürmeli.
Bu şartlar varsa yalnızca irade beyanının var olup olmadığı o tarafın mutad meskeninin bulunduğu ülkenin hukukuna göre değerlendirilir. Sözleşmenin diğer konuları birinci fıkradaki hukuka tabi kalır. Hangi şartlarda hakkaniyete aykırılık bulunduğunu kanun saymaz; bunu somut olayda hâkim değerlendirir.
Türk hukukunda susma. Mutad meskeniniz Türkiye’deyse ikinci fıkra Türk hukukuna götürür. Türk hukukunda da susma her zaman ret anlamına gelmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun “Örtülü kabul” başlıklı 6. maddesi şöyledir:
MADDE 6- Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır.
Yurt dışında yaşayanlar için uygulamada önemli noktalar
Cevap vermediğiniz teklif. Almanya’da yaşıyorsunuz ve Türkiye’deki bir firma size Türk hukukuna tabi olduğu yazılı bir teklif ya da sipariş onayı gönderdi; siz cevap vermediniz. Türk mahkemesi önce m. 32/1’e göre Türk hukukuna, dolayısıyla TBK m. 6’ya bakar. Hâlin şartları susmanıza Türk hukukuna göre sonuç bağlamanın hakkaniyete aykırı olacağını gösteriyorsa ve siz rızanız olmadığını ileri sürerseniz, bir irade beyanında bulunup bulunmadığınız mutad meskeninizin bulunduğu Almanya’nın hukukuna göre değerlendirilir. Alman ya da Hollanda hukukunun bu konuda ne öngördüğü bu yazının konusu değildir; o kısım için o ülkede yetkili bir avukata başvurmanız gerekir.
Kabul etmeyecekseniz yazılı bildirin. TBK m. 6, örtülü kabulü önerinin “uygun bir sürede” reddedilmemesine bağlar. Yazarın önerisi, kabul etmediğiniz bir teklifi tarihli bir yazıyla reddetmenizdir; böylece ne m. 32/2’deki hakkaniyet değerlendirmesine ne de sürenin uygunluğu tartışmasına ihtiyaç kalır.
Dava Almanya’da veya Hollanda’da görülürse. Bu yazı Türk mahkemesinin bakışını anlatır. Avrupa Birliği üye devletlerinin mahkemeleri sözleşmelere uygulanacak hukuku genel olarak Roma I Tüzüğüne göre belirler. Oradaki sonuç için o ülkede yetkili bir avukata danışmanız gerekir.
Uygulanacak hukukun nasıl bulunduğunu MÖHUK Madde 24 Sözleşmeye Uygulanacak Hukuk yazısında, sözleşmelerle ilgili diğer konuları ticaret ve sözleşmeler hukuku sayfasında bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Yurt dışından gelen bir teklife cevap vermezsem sözleşme kurulmuş olur mu?
Bu, sözleşme geçerli olsaydı ona uygulanacak hukuka göre belirlenir (MÖHUK m. 32/1). Türk hukukunda kanun, işin özelliği ya da durumun gereği açık kabul beklenmiyorsa ve öneri uygun sürede reddedilmemişse sözleşme kurulmuş sayılır (TBK m. 6). Hâlin şartları gerektiriyorsa, rızası olmadığını ileri süren tarafın mutad meskeni hukuku uygulanır (MÖHUK m. 32/2).
Sözleşmenin geçersizliği hangi hukuka göre incelenir?
Maddî geçerlilik, sözleşmeye uygulanacak hukuka göre incelenir; bu, seçilen hukuk ya da seçim yoksa m. 24–29’a göre belirlenen hukuktur.
Ehliyet ve şekil de m. 32’ye mi tabidir?
Hayır. Ehliyet MÖHUK m. 9’a, şekil MÖHUK m. 7’ye göre belirlenir.
Kaynaklar
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun – mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – mevzuat.gov.tr
- UYAP Mevzuat Bilgi Sistemi – Adalet Bakanlığı
Sorularınız için
Türkiye’deki bir firmayla ya da kişiyle aranızda bir sözleşmenin kurulup kurulmadığı tartışılıyorsa, örneğin cevap vermediğiniz bir teklif ya da yalnızca e-postayla verilmiş bir sipariş yüzünden, Türk mahkemesinin bunu hangi hukuka göre değerlendireceğini konuşmak için randevu sayfasından online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze bir görüşme tarihi seçebilirsiniz. Sorunuzu yazılı olarak iletişim formundan da iletebilirsiniz. Hazırlık için şunlar yararlı olur:
- teklif, sipariş onayı ve aranızdaki bütün yazışmalar, tarihleriyle,
- varsa genel işlem koşulları ve hukuk seçimi kaydı,
- teklifin geldiği tarihte yaşadığınız ülke.