MÖHUK Madde 24 Sözleşmeye Uygulanacak Hukuk

MÖHUK m. 24, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelere uygulanacak hukuku belirleyen genel maddesidir. Taraflar uygulanacak hukuku kendileri seçebilir; seçim yoksa Türk mahkemesi sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuku, kural olarak karakteristik edimi yerine getiren tarafın yaşadığı ya da iş yaptığı ülkenin hukukunu uygular. Almanya’da veya Hollanda’da yaşayıp Türkiye’deki biriyle mal alım satımı, hizmet ya da borç ilişkisi kuran herkes bu maddeyle karşılaşabilir.

MÖHUK Madde 24 metni

Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuk

MADDE 24 – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir.

(2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler.

(3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir.

(4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur.

mevzuat.gov.tr’deki güncel metinde bu madde için değişiklik notu yoktur (Kasım 2026 itibarıyla). Gerekçenin tam metni ve açıklama: MÖHUK m. 24.

Madde gerekçesi

Tasarı gerekçesine göre madde, 2675 sayılı eski Kanunun 24. maddesini kısmen karşılar. Eski Kanun yalnızca açık hukuk seçimini tanıyordu; yeni metin, olayın özelliklerinden “tereddüde yer vermeyecek şekilde” anlaşılan örtülü seçimi de kabul eder. Gerekçe, seçim yoksa eski düzenlemede esas alınan borcun ifa yerinin çoğu sözleşmede tesadüfi olduğunu, bunun sözleşmeyle ilgisi zayıf bir hukukun uygulanmasına yol açtığını belirtir; bu yüzden en sıkı ilişkili hukuk ve karakteristik edim ölçütüne geçilmiştir. “İşyeri” kavramı gerçek kişileri de kapsayacak şekilde seçilmiş, ama Kanunda bilerek tanımlanmamış, doktrin ve uygulamaya bırakılmıştır.

Gerekçe, hangi edimin karakteristik sayılacağına örnekler de verir: taşınır mülkiyetini devreden, satımda satıcı, bir hakkın ya da şeyin kullanımına ilişkin sözleşmelerde kullandıran, vekâlet ve diğer hizmet sözleşmelerinde hizmet eden, saklama sözleşmelerinde saklayan, garanti ve kefalette garanti veren veya kefil. Ortak ölçüt, sözleşmeye sosyal içeriğini ve karakterini veren edimin borçlusudur.

Açıklama

Madde, uygulamada iki soruya cevap verir: Taraflar bir hukuk seçmiş mi, seçmemişse hangi taraf sözleşmenin asıl işini yapıyor?

Seçim sözleşmede açıkça yazılmışsa sorun yoktur. Yazılı bir kayıt yoksa mahkeme örtülü bir seçim olup olmadığına bakar; bunun için tarafların gerçek bir seçim iradesinin tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılması gerekir. Seçilen hukukun kanunlar ihtilâfı kuralları değil, maddî hukuk hükümleri uygulanır; taraflar aksini açıkça kararlaştırabilir (MÖHUK m. 2/4).

Seçim yoksa para ödeyen taraf çoğu zaman belirleyici değildir. Satışta satıcının, hizmette hizmeti verenin yaşadığı yer sayılır; ticarî veya meslekî bir faaliyet söz konusuysa onun işyeri, işyeri yoksa yerleşim yeri. Tarih de bellidir: sözleşmenin kurulduğu andaki mutad mesken. Sonradan başka ülkeye taşınmak uygulanacak hukuku değiştirmez. Son cümle bir kaçış kapısıdır; somut olayda sözleşme başka bir hukukla daha sıkı ilişkiliyse o hukuk uygulanır.

Bazı sözleşmeler m. 24’e değil özel kurallara tabidir: taşınmazlara ilişkin sözleşmeler (m. 25), tüketici sözleşmeleri (m. 26), iş sözleşmeleri (m. 27; birinci ve dördüncü fıkraları 4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanunun 18. maddesiyle değiştirilmiştir), fikrî mülkiyet sözleşmeleri (m. 28) ve eşya taşıma sözleşmeleri (m. 29). Sözleşmenin kurulup kurulmadığı ve maddî geçerliliği de, sözleşme geçerli olsaydı hangi hukuk uygulanacak idiyse o hukuka tabidir (m. 32/1).

Yurt dışında yaşayanlar için uygulamada önemli noktalar

Almanya’dan Türkiye’ye satış. Almanya’da yaşayan biri, örneğin kullanılmış bir aracını ya da makinesini Türkiye’deki birine satıyorsa ve hukuk seçimi yapılmamışsa karakteristik edim satıcıya aittir. Türk mahkemesi, satıcının sözleşme kurulduğu sıradaki mutad meskeni Almanya’da olduğu için kural olarak Alman hukukunu uygular. Satış bir işletmenin ticarî faaliyeti kapsamındaysa satıcının işyeri esas alınır. Böyle bir işletmeden Türkiye’de meslekî veya ticarî olmayan amaçla alım yapan bir tüketici için m. 26’ya bakılır: ikinci fıkradaki şartlardan biri gerçekleşmişse ve seçim yoksa tüketicinin mutad meskeni hukuku uygulanır (m. 26/2).

Yurt dışından verilen hizmet. Almanya’da serbest çalışan bir çevirmen ya da yazılımcı Türkiye’deki bir işletmeye hizmet veriyorsa, hizmeti veren o olduğundan seçim yoksa onun işyeri, işyeri yoksa yerleşim yeri hukuku uygulanır. Ters durumda, Türkiye’deki bir muhasebeciye iş veren Almanya’daki müşteri için kural olarak Türk hukuku gündeme gelir.

Aile içinde verilen borç. Bu konu tartışmalıdır. Kanunda ve gerekçede ödünç sözleşmesi için açık bir örnek yoktur; aşağıdakiler yazarın değerlendirmesidir. Gerekçedeki “bir şeyin kullanımına ilişkin sözleşmelerde kullandıran” örneğinden hareketle, Almanya’daki kardeşin Türkiye’deki kardeşine verdiği borçta karakteristik edimin parayı kullandırana, yani borç verene ait olduğu söylenebilir. Bu durumda seçim yoksa borç verenin mutad meskeni hukuku uygulanır. Ancak para Türkiye’de, Türk lirasıyla ve Türkiye’deki bir ev için verildiyse, hâlin bütün şartlarına göre Türk hukukunun daha sıkı ilişkili sayılması da mümkündür. Taraflardan hiçbiri borç vermeyi meslek olarak yapmadığından bu ilişkinin m. 26 anlamında bir tüketici kredisi sayılmaması gerektiği yazarın görüşüdür; maddenin metni karşı tarafın niteliğini ayrıca tanımlamaz. Taraflar sözleşmeye bir hukuk seçimi kaydı yazarak bu belirsizliği giderebilir (m. 24/1).

Karma sözleşmeler ve “işyeri”. Bir sözleşmede hem mal teslimi hem montaj ya da bakım hizmeti varsa hangi edimin karakteristik olduğu kanunda yazılı değildir. Gerekçe “işyeri” kavramını da tanımlamadan doktrin ve uygulamaya bırakmıştır. Bu iki nokta tartışmalıdır; kanunda bu konuda açık bir hüküm ve bağlayıcı bir yargı kararı bulunmamaktadır. Yazarın değerlendirmesine göre karma sözleşmede sözleşmenin ağırlık merkezini oluşturan edime bakılır; mahkemenin hangi ölçütü benimseyeceği kesin değildir.

Hukuk seçimi yetki anlaşması değildir. “Bu sözleşmeye Türk hukuku uygulanır” demek, davanın Türkiye’de görüleceği anlamına gelmez. Yabancı mahkemenin yetkisi ayrı bir anlaşmayla kararlaştırılır; bu anlaşma borç ilişkilerinden doğan ve yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için yapılabilir, yazılı delille ispat edilmesi gerekir ve münhasır yetki hâllerinde mümkün değildir (MÖHUK m. 47). Sözleşmede yalnızca yetkili mahkemenin yazılmış olmasının örtülü bir hukuk seçimi sayılıp sayılmayacağı kanunda düzenlenmemiştir. Yazarın görüşüne göre bu, tek başına değil, sözleşmenin diğer hükümleriyle birlikte tereddütsüz bir seçim iradesi gösteriyorsa sonuç doğurur.

Seçilen hukukun sınırları. Yabancı hukuk seçilmiş olsa da Türk hukukunun doğrudan uygulanan kuralları uygulanır (MÖHUK m. 6; bkz. MÖHUK Madde 6). Sözleşmeyle sıkı ilişkili üçüncü bir devletin doğrudan uygulanan kurallarına da etki tanınabilir (MÖHUK m. 31). Türk mahkemesi yabancı hukuku re’sen uygular (bkz. MÖHUK Madde 2).

Dava Almanya’da veya Hollanda’da görülürse. Bu yazı Türk mahkemesinin bakışını anlatır. Avrupa Birliği üye devletlerinin mahkemeleri sözleşmelere uygulanacak hukuku genel olarak 593/2008 sayılı (AT) Roma I Tüzüğüne göre belirler. Oradaki sonuç için o ülkede yetkili bir avukata başvurmanız gerekir.

Türkiye’de bir daire satıyorsanız ya da Türkiye’deki bir işverenle iş sözleşmesi yapıyorsanız m. 24 değil, m. 25 veya m. 27 uygulanır. Sözleşmelerle ilgili diğer konular için ticaret ve sözleşmeler hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Sözleşmeye Türk hukukunun uygulanacağını sonradan kararlaştırabilir miyiz?

Evet. Hukuk seçimi her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir; sözleşmenin kurulmasından sonra yapılan seçim, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkilidir (MÖHUK m. 24/3).

Hukuk seçimi yoksa sözleşmeye hangi hukuk uygulanır?

Sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk; bu kural olarak karakteristik edimi yerine getiren tarafın, örneğin satıcının, sözleşme kurulduğu sıradaki mutad meskeni hukukudur. Ticarî veya meslekî sözleşmelerde onun işyeri hukuku esas alınır (MÖHUK m. 24/4).

Türkiye’deki bir daireyi satarken m. 24’e göre hukuk seçebilir miyiz?

Taşınmazlara veya onların kullanımına ilişkin sözleşmeler taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir (MÖHUK m. 25). Türkiye’deki bir daire için bu Türk hukukudur.

Kaynaklar

Sorularınız için

Türkiye’deki biriyle yaptığınız satış, hizmet ya da borç ilişkisinde, sözleşmede hukuk seçimi olmadığında Türk mahkemesinin hangi hukuku uygulayacağını veya yazacağınız bir hukuk seçimi kaydının ne sonuç doğuracağını değerlendirmek isterseniz randevu sayfasından online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze bir görüşme tarihi seçebilirsiniz. Sorunuzu yazılı olarak iletişim formundan da iletebilirsiniz. Hazırlık için şunlar yararlı olur:

  • sözleşme metni ya da anlaşmayı gösteren yazışmalar,
  • sözleşmenin kurulduğu tarih ve o tarihte tarafların yaşadığı ya da iş yaptığı ülke,
  • varsa yetkili mahkemeye ilişkin kayıt.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir