MÖHUK Madde 50 – Tenfiz kararı
MÖHUK Madde 50 metni
Tenfiz kararı
Madde 50
(1) Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
(2) Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
MÖHUK Madde 50 gerekçesi
2675 sayılı Kanunun 34 üncü maddesini aynen karşılamaktadır.
Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 49. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.
Açıklama
Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için yetkili Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınması gerektiğini ve bunun temel şartlarını düzenler.
Yabancı bir mahkemenin verdiği karar Türkiye'de kendiliğinden icra edilemez. Yurt dışında hükmedilen bir alacağın veya nafakanın Türkiye'deki icra dairesi aracılığıyla tahsil edilebilmesi için önce yetkili Türk mahkemesinin o karar hakkında tenfiz kararı vermesi gerekir. Tenfiz edilen yabancı karar, Türk mahkemesi kararı gibi icra olunur (MÖHUK m. 57/1).
Birinci fıkraya göre tenfiz istenebilmesi için iki temel şart vardır:
- Karar bir hukuk davasında verilmiş olmalıdır. Alacak, tazminat, boşanma, nafaka ve velayet gibi özel hukuk uyuşmazlıkları bu kapsamdadır.
- Karar, verildiği devletin kanunlarına göre kesinleşmiş olmalıdır. Kesinleşme Türk hukukuna göre değil, kararın verildiği ülkenin hukukuna göre belirlenir ve bunu gösteren onaylı belge dilekçeye eklenir (MÖHUK m. 53).
Bunlara ek olarak MÖHUK m. 54'te sayılan karşılıklılık, yetki, kamu düzeni ve savunma hakkına ilişkin şartlar da aranır.
İkinci fıkraya göre yabancı ceza mahkemesi kararlarında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler de tenfiz edilebilir. Yabancı ceza mahkemesinin suçtan zarar gören lehine hükmettiği tazminat buna örnektir. Cezanın kendisi bu hükmün kapsamında değildir.
Tenfiz, tanımadan farklıdır. Tanıma, yabancı karara Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil etkisi tanınmasıdır ve icra gerektirmeyen durumlarda yeterlidir (MÖHUK m. 58). Yurt dışında boşanan biri için boşanmanın nüfusa işlenmesi tanımayla sağlanır. Aynı kararda hükmedilen nafakanın veya tazminatın Türkiye'deki mallardan icra yoluyla alınması ise tenfiz gerektirir.
Tenfiz davası asliye mahkemesinde, karşı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri veya sâkin olduğu yer mahkemesinde, bunlar yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir'de açılır (MÖHUK m. 51). Aile hukukuna ilişkin kararlarda dava aile mahkemesinde görülür.
Madde, 1982 tarihli ve 2675 sayılı eski Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundaki düzenlemeyi aynen sürdürür. Eski Kanun MÖHUK m. 64 ile yürürlükten kaldırılmıştır.