MÖHUK Madde 20 – Miras

MÖHUK Madde 20 metni

Miras

Madde 20

(1) Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır.

(2) Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.

(3) Türkiye'de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır.

(4) Ölüme bağlı tasarrufun şekline 7 nci madde hükmü uygulanır. Ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir.

(5) Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunanın, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tâbidir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

MÖHUK Madde 20 gerekçesi

2675 sayılı Kanunun 22 nci maddesini kısmen karşılamaktadır.

Miras konusunu düzenleyen 2675 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ikinci fıkrasına bir kelime eklenerek aynen muhafaza edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenmiş olan esas kuralın istisnaları geniş anlamaya müsait olduğu için, mirasın açılması istisnasının sadece açılma "sebepleri" hakkında yapıldığı konusunda açıklık getirilmiştir. Türk Medenî Kanununda ceninin mirasçılığı, mirastan mahrumiyet gibi bazı konular açılma bahsinde düzenlenmektedir. Oysa kimin mirasçı olacağı yahut mirasa ehliyet sorunları milletlerarası özel hukukta 19 uncu maddenin birinci fıkrasındaki ana kuralın kapsamına girmektedir. Muhtemel yanlış anlamaların önlenmesi için açılma istisnasının açılma sebepleri ile sınırlandırılması gerekli görülmüştür.

Tasarıda, 2675 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında da ifade birliğini sağlamaya yönelik bir değişiklik yapılarak, "6 nci madde hükmü uygulanır" denilmiştir.

Tasarının 19 uncu maddesi ele alınırken nafakaya ilişkin değişiklik çalışmaları sırasında ileri sürülen gerekçelerle yeknesak kanun ve karşılıklılık gözetmeyen nitelikle bir sözleşme olan 1961 tarihli "Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanun Uyuşmazlıkları Konusunda La Haye Sözleşmesi"ne de atıf yapılmamıştır. Bu konuda da Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeleri saklı tutan hüküm yeterli görülmüştür.

Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 19. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.

Açıklama

Bu madde, yabancılık unsuru taşıyan miras ilişkilerinde hangi hukukun uygulanacağını düzenler. Kimlerin mirasçı olacağı, miras payları ve saklı paylar, yani mirasbırakanın vasiyetle bile dokunamayacağı ve yakın mirasçılara ayrılan paylar bu maddeye göre belirlenen hukuka tabidir.

Birinci fıkradaki temel kurala göre miras, ölenin millî hukukuna, yani vatandaşı olduğu devletin hukukuna tabidir. Ancak Türkiye'de bulunan taşınmazlara her durumda Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle aynı mirasta Türkiye'deki taşınmazlara Türk hukuku, diğer mallara ölenin millî hukuku uygulanabilir.

Diğer fıkralar şunları düzenler:

  • Mirasın açılma sebepleri, mirasın kazanılması ve paylaşılmasına ilişkin hükümler terekenin, yani mirasa konu malların bulunduğu ülkenin hukukuna tabidir. Gerekçeye göre "açılma sebepleri" ifadesi bilinçli olarak dar tutulmuştur; kimin mirasçı olacağı ve mirasa ehliyet gibi sorunlar birinci fıkradaki genel kurala göre çözülür.
  • Türkiye'de bulunan ve mirasçısı olmayan tereke Devlete kalır.
  • Vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflar, MÖHUK m. 7'deki hukuklardan birinin, yani yapıldığı ülke hukukunun veya esasa uygulanacak hukukun şekil kurallarına uygunsa geçerlidir. Ölenin millî hukukunun şekil kurallarına uygun tasarruflar da geçerlidir.
  • Vasiyetname yapma ehliyeti, tasarruf yapıldığı andaki millî hukuka göre belirlenir.

Gerekçeye göre Türkiye'nin taraf olduğu 1961 tarihli Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanun Uyuşmazlıkları Konusunda La Haye Sözleşmesi de MÖHUK m. 1/2 uyarınca saklıdır.

Yurt dışında yaşayanlar bakımından ölenin vatandaşlığı belirleyicidir. Almanya'da yaşarken ölen bir Türk vatandaşının mirası Türk mahkemeleri bakımından Türk hukukuna tabidir. Türkiye ile Almanya arasında ayrıca 1929 tarihli Türk-Alman Konsolosluk Sözleşmesine ekli Tereke Anlaşması vardır; buna göre taşınırlarda ölenin millî hukuku, taşınmazlarda taşınmazın bulunduğu ülkenin hukuku uygulanır. Hollanda mahkemeleri ise Avrupa Birliğinin miras tüzüğü uyarınca kural olarak ölenin son mutad meskeninin hukukunu uygular; bu nedenle aynı mirasa Hollanda'da ve Türkiye'de farklı hukuklar uygulanabilir.

Türk vatandaşlığından izinle çıkmış kişilerin (mavi kart sahipleri) mirasına, Türkiye'deki taşınmazları dışında, sahip oldukları yabancı vatandaşlığın hukuku uygulanır. Miras davalarında yetkili Türk mahkemesi MÖHUK m. 43'te gösterilmiştir.

İlgili yazılar

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir