MÖHUK Madde 19 – Nafaka

MÖHUK Madde 19 metni

Nafaka

Madde 19

(1) Nafaka talepleri, nafaka alacaklısının mutad meskeni hukukuna tâbidir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

MÖHUK Madde 19 gerekçesi

2675 sayılı Kanunda genel anlamda ve açıkça yer verilmeyen "Nafaka" başlıklı yeni bir maddedir.

2675 sayılı Kanunda bakım nafakasına ilişkin genel bir madde yoktu. 21 inci madde yardım nafakasına ilişkin olup nafaka yükümlüsünün hukukunu esas almakta idi.

Nafaka talepleri aile hukukunun evlilik veya hısımlıktan doğan hükümlerinden olduğu için ilgili hukukî kurumlara ait bağlama kuralları 2675 sayılı Kanun çerçevesindeki nafaka taleplerini de kapsamaktaydı. Ancak Kanundaki bu anlayış uyarınca uygulanacak hukukun belirlenmesi neredeyse hiç mümkün olmadı. Çünkü Kanun, 20/11/1982 tarihinde yürürlüğe girmiş, 1973 tarihli La Haye Nafaka Sözleşmesi ise 1983 yılında onaylanmış ve yürürlüğe girmiştir. Sözleşme "loi uniforme" (yeknesak kanun) olduğundan iç hukuku değiştirmekte ve karşılıklılık aranmaksızın uygulanarak, üye devletlerde yapılan nafaka taleplerine, talebi yapan kişi veya kişiler üye devlet vatandaşı olmasa bile uygulanmaktadır. Ayrıca Sözleşme geniş kapsamlı olup aile, hısımlık ve evlilik birliği ile ilgili tüm nafaka taleplerini içine almaktadır.

1973 tarihli La Haye Nafaka Sözleşmesi, Türkiye'nin koyduğu iki ihtirazî kayıt dışında 1983'teki yürürlük tarihinden bugüne kadar, Kanunun sistemi yerine uygulanmıştır ve uygulanmaya devam etmektedir.

2675 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde düzenlenmiş olan yardım nafakasına ilişkin kural dahi tam anlamı ile uygulanamamıştır. Çünkü üstsoy ile altsoya ait bazı nafaka talepleri iç hukukta yardım nafakasının kapsamına girmekle beraber, Nafaka Sözleşmesindeki ihtirazî kayıtlara girmediğinden Sözleşmenin uygulanma alanı içindedir. Bu durumda sadece ihtirazî kayıt kapsamında olan yansoy ve kayın hısımlarla ilgili nafaka talepleri, 2675 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uygulanarak nafaka borçlusunun hukukuna tâbi tutulabilmektedir.

2675 sayılı Kanunun 21 inci maddesi kaldırılan bazı maddeler nedeniyle 18 inci madde olarak numaralandırılmış ve tamamen farklı bir yaklaşımla, 13 üncü maddenin üçüncü fıkrası dışında kalan tüm nafaka taleplerine uygulanacak hukuku kapsayan tek bir madde haline getirilmiştir. Bunu sağlamak için de ilgili maddenin kenar başlığı "nafaka" olarak değiştirilerek içeriği ile uyumlu bir ifadeye kavuşturulmuştur.

Tasarının 18 inci maddesinde tüm nafaka taleplerine uygulanmak üzere "nafaka alacaklısının mutad meskeni hukuku"nu esas alan tek fıkralı bir hüküm düzenlenmiştir. Karşılıklılık gözetmeyen (erga omnes) ve yeknesak kanun (loi uniforme) niteliğinde olsa bile bir sözleşmeye kanun maddesinde doğrudan atıf yapılmaması yönteminin Komisyonda genel kabul görmesi nedeniyle 1973 tarihli La Haye Nafaka Sözleşmesi kapsamına giren nafaka talepleri için de özel hüküm getirilmemiştir. Bu anlayış uyarınca Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve Türkiye'nin taraf olduğu tüm milletlerarası sözleşmeleri saklı tutan hüküm kapsamındaki La Haye Sözleşmesinin uygulama alanına giren nafaka türleri için, Milletlerarası Sözleşmedeki basamaklı bağlama kuralı sistemi uygulanacaktır. Böylece nafaka alacaklısının mutad meskeni hukukuna göre nafaka alınamazsa, müşterek millî hukuk, ona göre de nafaka alınamazsa müracaat makamının hukuku uygulanacaktır. Buna karşılık La Haye Sözleşmesi kapsamı dışında kalan nafaka talepleri ise 18 inci madde uyarınca Sözleşmede nafakayı sağlamaya yönelik basamaklı kuralın sadece birinci basamağıyla aynı esasa yani "nafaka alacaklısının mutad meskeni" hukukuna tâbi tutulacaktır. Bu durumda La Haye Sözleşmesinin birinci basamağında yer alan ve milletlerarası özel hukuk adaletini yerine getirdiği konusunda genel kabul gören kriter, tüm nafaka taleplerine uygulanacaktır. Buna karşılık La Haye Sözleşmesi dışındaki nafaka talepleri hakkında, Milletlerarası Sözleşmedeki gibi birinci basamakta nafaka verilmesi konusunda olumlu sonuca ulaşılamazsa diğer basamaklardaki kriterlerin uygulanması söz konusu olmayacaktır.

Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 18. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.

Açıklama

Bu madde, yabancılık unsuru taşıyan nafaka taleplerine hangi hukukun uygulanacağını düzenler. Kurala göre nafaka talepleri, nafaka alacaklısının, yani nafaka isteyen kişinin mutad meskeninin bulunduğu ülkenin hukukuna tabidir. Mutad mesken, kişinin yaşamının merkezini oluşturan ve fiilen yaşadığı yerdir.

Madde kısa olmakla birlikte kapsamı geniştir. Çocuğun ana veya babasından isteyeceği nafaka, yardım nafakası gibi hısımlar arasındaki nafaka ve evlilik devam ederken eşler arasındaki nafaka bu maddeye girer. Boşanmış eşler arasındaki nafaka ile ayrılık ve evliliğin butlanı hâllerindeki nafaka ise boşanmaya uygulanan hukuka tabidir (MÖHUK m. 14/2). Boşanma davası sürerken istenen tedbir nafakası geçici tedbir niteliğinde olduğundan Türk hukukuna tabidir (MÖHUK m. 14/4).

Alacaklının mutad meskeninin esas alınması nafakanın amacına uygundur; nafaka, alacaklının yaşadığı yerdeki ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Örneğin annesiyle Almanya'da yaşayan bir çocuğun Türkiye'de yaşayan babasından isteyeceği nafakaya, çocuğun mutad meskeni Almanya'da olduğundan kural olarak Alman hukuku uygulanır. Çocuk Türkiye'de, baba yurt dışında yaşıyorsa Türk hukuku uygulanır.

Türkiye, 2/10/1973 tarihli Lahey Nafaka Sözleşmesine taraftır ve bu sözleşme MÖHUK m. 1/2 uyarınca saklıdır. Gerekçede açıklandığı gibi sözleşmenin kapsamına giren taleplerde, alacaklının mutad meskeni hukukuna göre nafaka alınamıyorsa sözleşmedeki sonraki basamaklara geçilir: önce tarafların ortak millî hukuku, o da sonuç vermezse başvurulan makamın hukuku uygulanır. Sözleşmenin kapsamı dışında kalan taleplerde yalnızca bu madde uygulanır ve sonraki basamaklara geçilmez.

Yurt dışında verilmiş bir nafaka kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfiz kararı gerekir (MÖHUK m. 50 vd.).

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir