MÖHUK Madde 51 Görev ve Yetki
MÖHUK m. 51, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunda (12/12/2007 tarihli ve 26728 sayılı Resmî Gazete) tenfiz davasının hangi mahkemede açılacağını belirleyen maddedir. Kısaca: tenfiz davasına asliye mahkemesi bakar; dava, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yerinde, yoksa sakin olduğu yerde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir’de açılır. Almanya’da ya da Hollanda’da verilmiş bir kararı Türkiye’de uygulatmak isteyenler davaya bu maddeyle başlar.
MÖHUK Madde 51 metni
Görev ve yetki
MADDE 51 – (1) Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir.
(2) Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.
mevzuat.gov.tr’deki güncel metinde bu madde için bir değişiklik notu yoktur (Ekim 2026 itibarıyla).
Açıklama
Madde iki ayrı soruya cevap verir. Birinci fıkra görevi, yani davaya hangi tür mahkemenin bakacağını; ikinci fıkra yetkiyi, yani hangi yerdeki mahkemenin bakacağını düzenler.
Görevli mahkeme: asliye mahkemesi
Tenfiz davasına sulh mahkemesi değil, asliye mahkemesi bakar. Görev kuralları kamu düzenindendir (6100 sayılı HMK m. 1). Bu yüzden taraflar görevli mahkemeyi kendi aralarında anlaşarak değiştiremez.
Hukuk davalarında genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). Aile hukukuna ilişkin kararlarda ise özel bir hüküm vardır: 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4/1-2, aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini aile mahkemelerine verir. Bu hüküm hâlâ eski 2675 sayılı Kanuna atıf yapar; o kanunu 5718 sayılı MÖHUK m. 64 yürürlükten kaldırmıştır. Kanunda bu atfın yeni kanuna yapılmış sayılacağına dair açık bir hüküm yoktur. Bu yazıda, boşanma, nafaka veya velayet gibi aile hukukuna ilişkin bir yabancı kararın tenfizinde aile mahkemesinin görevli olduğu yorumu esas alınmıştır. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara bu iş için belirlenmiş asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 m. 2).
Ticari veya iş hukukuna ilişkin bir yabancı kararın tenfizinde asliye ticaret ya da iş mahkemesinin mi, asliye hukuk mahkemesinin mi görevli olacağı konusunda m. 51’de açık bir hüküm yoktur. Bu konu tartışmalıdır; kanunda açık bir dayanak ve bu yazı kapsamında doğrulanmış bağlayıcı bir yargı kararı bulunmadığından burada bir görüş bildirilmemiştir. Somut davada görevli mahkemenin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Yetkili mahkeme: sıralı üç seçenek
İkinci fıkra kademeli bir sıra kurar:
- Kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi.
- Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, sakin olduğu yerin mahkemesi.
- Türkiye’de ne yerleşim yeri ne sakin olduğu bir yer varsa, Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri.
Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK m. 19). Sakin olunan yer ise bu niyet aranmaksızın kişinin fiilen oturduğu yerdir. Ölçüt, tenfizi isteyenin değil, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin durumudur. Üçüncü kademede kanun “birinden istenebilir” dediği için üç şehirden birini davacı seçer.
Diğer maddelerle ilişkisi
- MÖHUK m. 50, yabancı kararın Türkiye’de icrasını tenfiz kararına bağlar; m. 51 bu kararı verecek mahkemeyi gösterir. Ayrıntılar için MÖHUK Madde 50 Tenfiz Kararı yazısına bakabilirsiniz.
- MÖHUK m. 58 tanıma için ayrı bir görev ve yetki kuralı koymaz; tanımayı, yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının tespitine bağlar. Tanıma davalarında da m. 51’in esas alınması bu bağlantıdan çıkan bir yorumdur; kanunda bu yönde açık bir atıf yoktur.
- MÖHUK m. 55/1’e göre istem basit yargılama usulüne göre incelenir.
Yurt dışında yaşayanlar için uygulamada önemli noktalar
Karşı taraf da yurt dışında yaşıyorsa. Almanya’da boşanmış iki eşin ikisi de Almanya’da yaşıyorsa, karşı tarafın Türkiye’de genellikle ne yerleşim yeri ne de sakin olduğu bir yer vardır. Bu durumda dava Ankara, İstanbul veya İzmir’de açılabilir. Seçimi, örneğin Türkiye’deki vekilinizin bulunduğu şehre göre yapabilirsiniz.
Türkiye’de ev sahibi olmak yerleşim yeri demek değildir. Karşı tarafın Türkiye’de bir dairesi veya yazlığı olması tek başına yerleşim yeri sayılmaz; TMK m. 19 sürekli kalma niyetiyle oturmayı arar. Yılın büyük kısmını Almanya’da geçiren biri için yazlığın bulunduğu yer, yerleşim yeri olarak kabul edilmeyebilir. Yanlış yerde açılan dava zaman kaybına yol açar.
Boşanma kararları. Yalnızca medeni hâlin nüfusa işlenmesi isteniyorsa tanıma yeterlidir ve bazı durumlarda mahkemeye gitmeden idari yol da mümkündür. Bunu Almanya’da verilen boşanma kararının Türkiye’de tanınması yazısında anlattık.
Davayı Türkiye’ye gelmeden bir vekil aracılığıyla yürütebilirsiniz. Vekâletname için Almanya’dan Türkiye’deki işlemler için vekâletname yazısına, genel bilgi için Milletlerarası özel hukuk sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Tenfiz davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme asliye mahkemesidir (MÖHUK m. 51/1). Aile hukukuna ilişkin kararlarda 4787 sayılı Kanun m. 4/1-2 uyarınca aile mahkemesi görevlidir.
İki taraf da Almanya’da yaşıyorsa tenfiz davası nerede açılır?
Kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer yoksa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir (MÖHUK m. 51/2).
Tenfiz davasında yetkiyi davacının yerleşim yeri mi belirler?
Hayır. MÖHUK m. 51/2, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yerini veya sakin olduğu yeri esas alır.
Kaynaklar
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun – mevzuat.gov.tr
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun – mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – mevzuat.gov.tr
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – mevzuat.gov.tr
Sorularınız için
Yabancı bir kararın tenfizi için davanın hangi şehirde ve hangi mahkemede açılması gerektiğini kendi durumunuz için değerlendirmek isterseniz randevu sayfasından online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze bir görüşme tarihi seçebilirsiniz. Sorunuzu yazılı olarak iletmek isterseniz iletişim formunu kullanabilirsiniz.
Görüşmeden önce şunları bilmek yararlı olur:
- kararın hangi konuda verildiği (ör. boşanma, nafaka, alacak),
- kendisine karşı tenfiz istenecek kişinin şu an nerede yaşadığı ve Türkiye’de sürekli oturduğu bir adres olup olmadığı,
- kararın kesinleşme şerhli örneğinin ve apostilinin elinizde olup olmadığı.