TMK Madde 992 – Taşınmazlarda karine
TMK Madde 992 metni
Zilyetliğin hükümleri / Zilyetlik dolayısıyla hakkın korunması / Taşınmazlarda karine
Madde 992
Tapuya kayıtlı taşınmazlarda, hak karinesinden ve zilyetlikten doğan dava açma hakkından yalnız adına tescil bulunan kimse yararlanır.
Bununla birlikte taşınmaz üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse, gasp veya saldırı sebebiyle dava açabilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 992 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 905 inci maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur. Ancak kaynak Kanunun 937 nci maddesi dikkate alınarak madde iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, tapuya kayıtlı taşınmazlarda hak karinesinden ve zilyetliğe dayanan dava haklarından kimin yararlanacağını düzenler.
Taşınırlarda zilyet, o şeyin maliki sayılır (TMK m. 985). Karine, aksi ispat edilinceye kadar doğru kabul edilen varsayımdır. Taşınmazlarda bu işlevi tapu kaydı görür. Tapuya kayıtlı bir taşınmazda hak karinesinden ve zilyetlikten doğan dava açma hakkından yalnız tapuda adına tescil bulunan kişi yararlanır. Taşınmazı fiilen kullanan biri, salt bu kullanıma dayanarak malik olduğunu ileri süremez.
İkinci fıkra fiilî durumu da korur. Taşınmaz üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kişi, tapuda adı olmasa bile, zilyetliğinin gasbı veya zilyetliğine saldırı hâlinde dava açabilir. Kiracı veya malikin izniyle evde oturan bir yakın bu durumdadır. Bu davalar şeyin geri verilmesine, saldırının sona erdirilmesine ve zararın giderilmesine yöneliktir (TMK m. 982 ve 983). Dava hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 984).
Madde yalnız tapuya kayıtlı taşınmazlar için konmuştur. Tapuda kaydı bulunmayan taşınmazlarda zilyetlik önemini korur; örneğin bu taşınmazlarda olağanüstü zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanılması zilyetliğe dayanır (TMK m. 713).
Yurt dışında yaşayan bir malikin Türkiye'deki taşınmazına başkası el atmışsa, malik tapu kaydına dayanarak mülkiyet hakkından doğan davaları, yani istihkak ve elatmanın önlenmesi davalarını açabilir (TMK m. 683).