TMK Madde 991 – İyiniyetli olmama hâlinde
TMK Madde 991 metni
Zilyetliğin hükümleri / Zilyetlik dolayısıyla hakkın korunması / Tasarruf yetkisi ve taşınır davası / İyiniyetli olmama hâlinde
Madde 991
Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle edinmemiş olan kimseye karşı önceki zilyet, her zaman taşınır davası açabilir.
Eğer önceki zilyet de, zilyetliği iyiniyetle edinmemiş ise sonraki zilyede karşı taşınır davası açamaz.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 991 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 904 üncü maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, bir taşınırı iyiniyetle edinmemiş kişiye karşı önceki zilyedin taşınır davasını ne zaman açabileceğini ve hangi durumda açamayacağını düzenler.
Taşınır davası, bir taşınırın zilyetliğini kaybeden kişinin onu elinde bulunduran kişiden geri almak için açtığı davadır. Zilyet, bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kişidir (TMK m. 973). Kanun, taşınırı iyiniyetle edinen kişiyi belirli ölçüde korur. Emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle edinen kişinin kazanımı korunur (TMK m. 988); çalınan veya kaybolan eşya için dava beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 989); para ve hamile yazılı senetler iyiniyetli edinenden geri istenemez (TMK m. 990).
Bu korumalar iyiniyetli olmayan edinen için geçerli değildir. Şeyin başkasına ait olduğunu bilen veya durumun gereklerine göre bilmesi gereken kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK m. 3). Çalıntı olduğunu bildiği hâlde bir telefonu satın alan kişi buna örnektir. Önceki zilyet böyle birine karşı her zaman, yani herhangi bir süreye bağlı olmaksızın taşınır davası açabilir.
İkinci fıkra bu imkânın sınırını çizer. Önceki zilyet de zilyetliği iyiniyetle edinmemişse, sonraki zilyede karşı taşınır davası açamaz. Kanun, kendisi korunmaya değer olmayan bir zilyedi başka bir iyiniyetsiz zilyede karşı bu dava yoluyla korumaz.
Zilyetliğin gasbı ve zilyetliğe saldırı hâllerinde açılan davalar ise bu maddeden ayrı kurallara bağlıdır (TMK m. 982–984).