TMK Madde 984 – Dava hakkının düşmesi
TMK Madde 984 metni
Zilyetliğin hükümleri / Korunması / Dava hakkının düşmesi
Madde 984
Gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 984 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 897 nci maddesini karşılamaktadır.
Yürürlükteki metinde, gasp ve saldırı öğrenildiği hâlde derhâl dava açılmaz ise, dava hakkının düşeceği ve daha geç öğrenilmiş olsa dahi, gasp ve saldırının meydana geldiği günden itibaren bir yıl geçmekle dava hakkının zamanaşımına uğrayacağı ifade edilmiştir. Ancak bir yıllık sürenin zamanaşımı mı, hak düşürücü süre mi olduğu tartışma konusu olduğundan, maddede, gasp ve tecavüz hâlinde dava hakkının, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren iki ay içinde açılabilmesi bakımından daha uygun görülmüş ve gerek bu iki yıllık sürenin gerek fiil tarihinden itibaren işleyecek bir yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu kabul edilerek, maddenin kenar başlığı ve metni buna göre yeniden düzenlenmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, zilyetliğin gasbı ve zilyetliğe saldırı nedeniyle açılacak davaların hangi süreler içinde açılması gerektiğini düzenler.
Zilyetlik davaları (TMK m. 982, 983) hızlı koruma sağlamak için vardır. Bu nedenle kısa sürelere bağlanmıştır. Dava hakkı iki süreden hangisi önce dolarsa o tarihte düşer:
- Zilyedin fiili ve faili, yani ne yapıldığını ve kimin yaptığını öğrenmesinden itibaren iki ay,
- Her hâlde fiilin üzerinden bir yıl.
Bu süreler hak düşürücü sürelerdir. Hak düşürücü süre geçtiğinde dava hakkı tamamen sona erer. Zamanaşımından farklı olarak hâkim bu süreleri kendiliğinden dikkate alır; davalının ayrıca itiraz etmesine gerek yoktur.
Gerekçe, eski metinde öğrenmeden sonra davanın "derhâl" açılması gerektiğinin söylendiğini ve bir yıllık sürenin zamanaşımı mı hak düşürücü süre mi olduğunun tartışıldığını belirtir. Yeni düzenleme belirsiz "derhâl" ölçütü yerine iki aylık bir süre koymuş ve iki sürenin de hak düşürücü olduğunu açıkça kabul etmiştir. Gerekçede iki aylık süreden bir yerde "iki yıllık süre" olarak söz edilmektedir; madde metnindeki süre iki aydır.
Sürelerin geçmesi, kişinin şey üzerindeki hakkını kaybettiği anlamına gelmez. Yalnızca zilyetliğe dayanan hızlı dava yolu kapanır. Malik, mülkiyet hakkına dayanan dava gibi hakka dayanan davaları açabilir; ancak bu davalarda hakkını ispat etmesi gerekir.
Türkiye'deki taşınmazını uzun süre ziyaret edemeyen kişiler için iki aylık süre öğrenmeden itibaren işler. Bir yıllık süre ise öğrenmeye bakılmaksızın fiil tarihinden itibaren işlemeye devam eder.