TMK Madde 983 – Zilyetliğe saldırıya dava hakkı
TMK Madde 983 metni
Zilyetliğin hükümleri / Korunması / Zilyetliğe saldırıya dava hakkı
Madde 983
Saldırıda bulunan, şey üzerinde bir hak iddia etse bile; zilyetliği saldırıya uğrayan, ona karşı dava açabilir.
Dava, saldırının sona erdirilmesine, sebebinin önlenmesine ve zararın giderilmesine yönelik olur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 983 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 896 ncı maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur. Ancak kaynak Kanunun 928 inci maddesine uygun olarak madde iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, zilyetliği saldırıya uğrayan kişinin, saldırıda bulunan şey üzerinde bir hak iddia etse bile ona karşı dava açabilmesini düzenler.
Saldırı (tecavüz), zilyedin şeyi elinden tamamen almadan, onun zilyetliğini rahatsız eden müdahalelerdir. Gasptan farkı, zilyedin şey üzerindeki hâkimiyetinin tamamen sona ermemesidir. Örnekler:
- Komşunun, kişinin arazisinden izinsiz geçit kullanması,
- Arazi sınırına moloz dökülmesi veya bahçeye su akıtılması,
- Birinin taşınmazın bir bölümünü sürekli olarak işgal etmesi.
Saldırı nedeniyle açılan davanın üç amacı olabilir:
- devam eden saldırının sona erdirilmesi,
- saldırının sebebinin ortadan kaldırılması, örneğin dökülen molozun kaldırılması,
- saldırı nedeniyle doğan zararın giderilmesi.
Zilyetliğin gasbı davasında olduğu gibi (TMK m. 982) burada da mahkeme hakka değil zilyetliğe bakar. Saldırıda bulunan, kendisinin şey üzerinde bir hakkı olduğunu ileri sürerek davadan kurtulamaz. Bir hakkı varsa bunu ayrı bir davada ileri sürmelidir.
Dava hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 984).
Gerekçe, hükmün değişmediğini, maddenin yalnızca İsviçre Medenî Kanununa uygun olarak iki fıkraya ayrıldığını belirtir.