TMK Madde 945 – Alacaklının sorumluluğu

TMK Madde 945 metni

Teslime bağlı rehin / Rehnin sona ermesi / Alacaklının sorumluluğu

Madde 945

Alacaklı, rehinli taşınırın kaybolması, yok olması veya değerinin azalması yüzünden meydana gelen zararlardan, bunların kendi kusuru olmaksızın doğduğunu ispat etmedikçe sorumludur.

Rehinli taşınırı kendiliğinden başkasına devir veya rehneden alacaklı, bundan doğan bütün zararlardan sorumlu olur.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 945 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 859 uncu maddesini karşılamaktadır. Kaynak Kanunun 890 ıncı maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

Maddeyle rehin alan alacaklı, rehnedilen taşınırın hasarlarından kusursuzluğunu kanıtlamadıkça sorumlu tutulmuş ve ayrıca rehnedenin rızası dışında taşınırı başkasına devretmiş veya yeniden rehnetmiş (alt rehin) ise, rehnedenin bu sebeple uğradığı zararlardan sorumlu tutulmuştur.

Madde kapsamına yalnız satış değil, bağışlama veya trampa suretiyle devir hâllerinin gireceği dikkate alınarak ikinci fıkrada, yürürlükteki metindeki "satar" sözcüğü yerine "devreder" sözcüğü konulmuştur.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, rehinli taşınırın kaybolması, yok olması veya değerinin azalmasından ve malı izinsiz olarak başkasına devretmesinden ya da rehnetmesinden doğan zararlardan alacaklının sorumluluğunu düzenler.

Rehinli mal alacaklının elindedir (TMK m. 939). Alacaklı onu korumak ve rehin sona erince geri vermek zorundadır (TMK m. 944). Birinci fıkra, malın kaybolması, yok olması veya değerinin azalması hâlinde ispat yükünü alacaklıya yükler. Alacaklı, zararın kendi kusuru olmadan doğduğunu ispat edemezse sorumlu olur. Örneğin rehin olarak bırakılan bir saat alacaklının elindeyken kaybolursa, rehin veren alacaklının kusurunu ispat etmek zorunda değildir; alacaklının kusursuz olduğunu kanıtlaması gerekir.

İkinci fıkra, alacaklının rehinli malı rehin verenin rızası olmadan başkasına devretmesi veya rehnetmesi hâlini düzenler. Bu durumda alacaklı bundan doğan bütün zararlardan sorumludur. Bu fıkrada, birinci fıkradaki gibi kusursuzluğu ispat ederek sorumluluktan kurtulma imkânından söz edilmez. İzinsiz alt rehin de bu kapsamdadır (TMK m. 942). Malı devralan veya rehin alan kişi iyiniyetliyse edinimi korunabilir (TMK m. 988); bu durumda rehin veren zararını alacaklıdan ister.

Gerekçeye göre 743 sayılı eski Kanunda "satar" kelimesi kullanılıyordu. Bağışlama veya trampa gibi devir türlerinin de kapsama girmesi için bu kelime "devreder" olarak değiştirilmiştir. Gerekçede anılan "Kaynak Kanun", İsviçre Medenî Kanunudur.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir