TMK Madde 944 – Geri verme borcu
TMK Madde 944 metni
Teslime bağlı rehin / Rehnin sona ermesi / Geri verme borcu
Madde 944
Alacağın ödenmesi suretiyle veya başka bir sebeple rehin hakkı sona erince alacaklı, rehinli taşınırı hak sahibine geri vermekle yükümlüdür.
Alacaklı, alacağının tamamını almadıkça rehinli taşınırı veya onun bir kısmını geri vermek zorunda değildir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 944 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 858 inci maddesini karşılamaktadır. Kaynak Kanunun 889 uncu maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.
Maddede güvence altına alınan alacağın sona ermesi ile rehninin de sona ermesi sebebiyle, rehinli alacaklının taşınırın iade borcu belirtilmiş ve rehnin bölünmezliği ilkesi gereğince, alacağın tamamı ödenmedikçe rehinli alacaklı, rehnedileni veya onun bir kısmını rehnedene iade zorunda tutulmamıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, rehin hakkı sona erdiğinde alacaklının rehinli taşınırı geri verme borcunu ve alacağın tamamı ödenmeden geri vermek zorunda olmadığını düzenler.
Rehin bir alacağın güvencesidir. Alacak ödenince veya rehin başka bir sebeple sona erince, örneğin alacaklı rehin hakkından vazgeçerse, alacaklının malı elinde tutması için bir sebep kalmaz. Alacaklı rehinli taşınırı hak sahibine geri vermekle yükümlüdür. Hak sahibi kural olarak rehin verendir.
İkinci fıkra rehnin bölünmezliği ilkesini düzenler. Alacağın bir kısmı ödenmiş olsa bile alacaklı, alacağının tamamını almadıkça rehinli malın tamamını veya bir kısmını geri vermek zorunda değildir. Örneğin iki altın bilezik 10.000 TL'lik bir borç için rehnedilmiş ve borçlu 5.000 TL ödemişse, bileziklerden birinin geri verilmesini isteyemez. Rehinli malın tamamı, kalan alacağın güvencesi olmaya devam eder.
Alacaklı, malı elinde tuttuğu sürece onun kaybolmasından, yok olmasından veya değerinin azalmasından doğan zararlardan, kusursuz olduğunu ispat etmedikçe sorumludur (TMK m. 945).
Gerekçede anılan "Kaynak Kanun", İsviçre Medenî Kanunudur.