TMK Madde 943 – Zilyetliğin kaybı

TMK Madde 943 metni

Teslime bağlı rehin / Rehnin sona ermesi / Zilyetliğin kaybı

Madde 943

Taşınır rehni, alacaklının zilyet olmaktan çıkması ve onu zilyet olan üçüncü kişiden geri alamaz hâle gelmesiyle son bulur.

Taşınır, alacaklının rızasıyla fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyeti altında bulunduğu sürece rehnin hükümleri askıda kalır.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 943 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 857 nci maddesini karşılamaktadır.

Birinci fıkrayla taşınır rehninin sona ermesi, rehinli alacaklının rehnedilene zilyet olmaktan çıkması ve buna haksız zilyet olandan rehnedileni geri alma hakkını yitirmesi koşullarına bağlanmıştır. Geri alma hakkının kaybından kasıt, rehinli alacaklının rehin konusuna zilyet olan üçüncü kişilere karşı açabileceği zilyetliğin iadesi davası açma hakkını kaybetmesidir. (m.982-984)

İkinci fıkrayla da, rehnedenin, rehinli alacaklının rızası ile rehnedilene zilyet olması, taşınır rehnini sona erdiren bir sebep olarak sayılmamış, ancak bu süre içinde taşınır rehnin hükümleri askıya alınmıştır. Buradaki askıdan kasıt, bu süre içinde rehinli alacaklının rehnin paraya çevrilmesini isteyememesi fakat rehnin önceden mevcut sırasını koruması anlamındadır. Rehneden, rehnedilen taşınırı rehin alanın rızası olmaksızın doğrudan zilyetliğine geçirmiş ise, bu taşınır rehnini doğrudan sona erdirmeyecek, bu hâlde taşınır rehni ancak birinci fıkradaki gibi, rehinli alacaklının ona karşı zilyetlik davası açma hakkını kaybettiği anda sona erecektir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, taşınır rehninin alacaklının zilyetliği kaybetmesiyle hangi durumda sona ereceğini ve mal rehin verene geri bırakıldığında rehnin askıda kalmasını düzenler.

Taşınır rehni zilyetliğe dayanır (TMK m. 939). Bu nedenle alacaklının zilyetliği sona erdiğinde rehin de sona erebilir. Bunun için iki şart birlikte aranır:

  • Alacaklı rehinli malın zilyedi olmaktan çıkmış olmalıdır.
  • Alacaklı malı, onu elinde bulunduran üçüncü kişiden geri alamaz hâle gelmiş olmalıdır.

Örneğin rehinli mal alacaklının elinden çalınırsa rehin hemen sona ermez. Alacaklı malı geri isteyebildiği sürece rehin devam eder. Gerekçeye göre geri alma imkânının kaybı, alacaklının malı elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı zilyetliğin korunmasına ilişkin davaları açma hakkını yitirmesidir (TMK m. 982–984).

İkinci fıkra, malın alacaklının rızasıyla yeniden rehin verenin elinde bulunduğu durumu düzenler. Örneğin alacaklı, rehinli bir makineyi borçlunun bir süre kullanmasına izin verebilir. Bu durumda rehin sona ermez; ancak mal yalnızca rehin verenin hâkimiyetinde kaldığı sürece rehnin hükümleri askıda kalır. Gerekçeye göre bu süre içinde alacaklı rehnin paraya çevrilmesini isteyemez, ama rehnin sırası korunur.

Gerekçe bir durumu daha açıklar: Rehin veren malı alacaklının rızası olmadan ele geçirmişse rehin kendiliğinden sona ermez. Rehin, ancak alacaklının ona karşı dava açma hakkını kaybettiği anda sona erer.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir