TMK Madde 939 – Alacaklının zilyetliği
TMK Madde 939 metni
Teslime bağlı rehin / Kurulması / Alacaklının zilyetliği
Madde 939
Kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırlar, ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilir.
Rehnedende tasarrufta bulunma yetkisi olmasa bile, rehin konusu taşınıra iyiniyetle zilyet olan kimse, zilyetlik hükümlerine göre edinimi korunduğu ölçüde rehin hakkı kazanır. Üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan hakları saklıdır.
Taşınır, fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkı doğmaz.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 939 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 853 üncü maddesini karşılamaktadır.
Maddeyle genel olarak taşınır rehninin kurucu unsurları düzenlenmiş, yürürlükteki metindeki ifadeler anlaştırılmış, madde kaynak Kanunun 884 üncü maddesine uygun olarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinden farklı olarak, rehnin tesisi için eşyanın teslimi yerine zilyetliğin devri gerektiği vurgulanmıştır. Maddede zilyetliğin alacaklıya devri ifadesi yer almaktadır. Ancak burada belirtmek gerekir ki taşınır eşyanın zilyetliğinin alacaklı yerine, tarafların mutabık kaldıkları güvenilir bir şahsa devri de yeterli kabul olunacaktır.
Maddenin ikinci fıkrasında yetkisiz zilyedin taşınır rehni düzenlenmiş ve bu konuda iyiniyetle yetkisiz zilyetten aynî hak edinimine (iktisabına) ilişkin düzenlemelere (m.988) paralel bir hüküm konulmuştur. Üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan hakları saklı tutulmuştur.
Üçüncü fıkrayla taşınır rehninin kurulması, taşınır eşyanın rehnedenin fiilî hâkimiyetinden çıkarılması şartına bağlı kılınmıştır. Rehnedenin eşya üzerindeki fiilî hâkimiyetinin kaldırılmasından kasıt, rehnedilen eşyanın rehnedenin doğrudan zilyetliğinden çıkarılmasıdır. Çünkü rehnedenin eşya üzerinde dolaylı (vasıtalı) zilyetliği devam edecektir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, taşınır bir malın ancak zilyetliği alacaklıya devredilerek rehnedilebileceğini ve rehin verenin yetkisiz olduğu durumda iyiniyetli alacaklının korunmasını düzenler.
Taşınır rehni, bir alacağı güvence altına almak için taşınır bir mal üzerinde kurulan rehin hakkıdır. Alacak ödenmezse alacaklı, alacağının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ödenmesini isteyebilir (TMK m. 946). Kanun burada teslim ilkesini benimser: Rehin, malın zilyetliği alacaklıya devredilerek kurulur. Örneğin bir altın kolye rehnedilecekse kolye alacaklıya teslim edilir. Gerekçeye göre zilyetliğin, tarafların anlaştığı güvenilir bir üçüncü kişiye devri de yeterlidir.
İkinci fıkra, rehin verenin malı rehnetmeye yetkisi olmadığı durumu düzenler. Kiraladığı veya emanet aldığı bir malı kendi malıymış gibi rehneden kişi buna örnektir. Bu durumda malı iyiniyetle teslim alan alacaklı, zilyetlik hükümlerine göre edinimi korunduğu ölçüde rehin hakkı kazanır. Malik malını emaneten bir başkasına bırakmışsa iyiniyetli alacaklı korunur (TMK m. 988). Mal malikin elinden çalınmış veya kaybolmuşsa malik onu kural olarak beş yıl içinde geri isteyebilir (TMK m. 989). Üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan hakları saklıdır.
Üçüncü fıkra teslimin gerçek olmasını arar. Mal fiilen yalnızca rehin verenin hâkimiyetinde kalmaya devam ediyorsa rehin hakkı doğmaz. Gerekçeye göre burada aranan, malın rehin verenin doğrudan zilyetliğinden çıkmasıdır; rehin verenin dolaylı zilyetliği devam eder.
Teslim ilkesinin kanunda öngörülen ayrık durumları vardır. Hayvanlar ve kanunen bir sicile kayıtlı olması gereken taşınırlar üzerinde zilyetlik devredilmeden rehin kurulabilir (TMK m. 940). Ticari işlemlerde zilyetlik devredilmeden kurulan taşınır rehni ise 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununda düzenlenmiştir.
Gerekçedeki "yürürlükteki Kanun" 743 sayılı eski Medenî Kanun, "kaynak Kanun" ise İsviçre Medenî Kanunudur.