TMK Madde 901 – Malikin durumu

TMK Madde 901 metni

İpotekli borç senedi / Malikin durumu

Madde 901

İpotekli borç senedindeki borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki hakkında ipoteğe ilişkin hükümler uygulanır.

Taşınmaz maliki, alacaklıya karşı borçluya ait bütün def'ileri ileri sürebilir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 901 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 815 inci maddesini karşılamaktadır.

İpotekli borç senedinde, borçlu ile rehin konusu taşınmaz maliki farklı kişiler olabilir. Bu hâlde malikin hukukî durumu, ipotekdeki malikin durumuna yollama yapılarak düzenlenmiş, taşınmaz malikine, borçluya tanınan tüm def'i hakları tanınmıştır.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, ipotekli borç senedinde borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan taşınmaz malikinin hukuki durumunu ve ileri sürebileceği savunmaları düzenler.

İpotekli borç senedi, taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış kişisel bir alacak meydana getiren ve kıymetli evrak niteliği taşıyan bir senettir (TMK m. 898). Borçlu çoğu zaman rehin verilen taşınmazın malikidir. Ancak bir kişi başkasının borcu için kendi taşınmazını da rehin verebilir. Örneğin bir baba, oğlunun borcu için kendi evi üzerinde ipotekli borç senedi düzenletebilir. Böyle bir malik borçtan kişisel olarak sorumlu değildir; alacaklı ondan alacağını yalnızca taşınmazın satış bedelinden alabilir, malikin diğer malvarlığına başvuramaz.

Birinci fıkra bu malik için ipoteğe ilişkin hükümleri uygulanır kılar. Buna göre borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan malik, borcu ödeyerek rehnin kaldırılmasını isteyebilir ve ödediği alacak kendisine geçer (TMK m. 884). Alacaklının ödeme istemi de malike karşı ancak hem borçluya hem malike yapılmışsa etkili olur (TMK m. 887).

İkinci fıkraya göre malik, alacaklıya karşı borçlunun ileri sürebileceği bütün def'ileri ileri sürebilir. Def'i, bir talebe karşı savunma olarak ileri sürülen ve talebin yerine getirilmesini engelleyen itirazdır; borcun vadesinin henüz gelmediği savunması buna örnektir. Senet borçlusunun hangi def'ileri ileri sürebileceği ayrıca TMK m. 927'de sınırlanmıştır; malik de bu çerçevede savunma yapabilir.

Gerekçedeki "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Türk Kanunu Medenîsidir.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir