TMK Madde 882 – Kuruluş
TMK Madde 882 metni
Kurulması ve sona ermesi / Kuruluş
Madde 882
Miktarı belirli olmayan veya değişebilen alacaklar da, belli rehin derecesine yerleştirilir ve tescilden sonra alacak miktarında meydana gelecek değişmelere bakılmaksızın sırasını korur.
Tapu memuru istem üzerine alacaklıya ipoteği gösteren bir belge verir. Sadece tescilin yapıldığını ispata yarayan bu belge kıymetli evrak niteliği taşımaz.
Tescilin yapıldığının sözleşme üzerine yazılıp onaylanması, ipotek belgesi yerine geçer.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 882 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 797 nci maddesini karşılamaktadır.
Maddeyle rehnin tesisi anında miktarı kesin olmayan veya sonradan değişebilen alacaklar için tapu kütüğünde "azamî bir meblağ" göstermek suretiyle ipotek tesisine ve alacaklıya bunu belgeleyebilmesi için bir rehin belgesi verilmesine imkân yaratılmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Miktarı belirli olmayan veya değişebilen alacaklar için ipotek kurulmasını ve tapu memurunun alacaklıya verdiği ipotek belgesinin niteliğini düzenler.
Birinci fıkra üst sınır ipoteğinin dayanağıdır. Banka kredileri, cari hesaplar veya ileride doğabilecek tazminat alacakları gibi miktarı baştan bilinmeyen ya da zamanla değişen alacaklar da ipotekle güvence altına alınabilir. Gerekçeye göre bu durumda tapu kütüğüne alacağın kesin tutarı değil, rehnin güvence altına aldığı en yüksek tutar (azamî meblağ) yazılır ve rehin belli bir dereceye yerleştirilir. Alacak tescilden sonra artıp azalsa da ipotek sırasını korur. Örneğin kredi kullanıldıkça borç artar, ödendikçe azalır; ipotek bu dalgalanmadan etkilenmeden aynı derecede kalır.
İkinci fıkraya göre tapu memuru, alacaklının istemi üzerine ona ipoteği gösteren bir belge verir. Bu belge yalnızca tescilin yapıldığını ispata yarar ve kıymetli evrak değildir. Yani belgenin el değiştirmesi alacağı veya ipoteği devretmez; belge kaybolsa da alacaklının hakkı ortadan kalkmaz. Bu yönüyle ipotek belgesi, kıymetli evrak niteliğindeki ipotekli borç senedinden (TMK m. 898 vd.) ayrılır.
Üçüncü fıkraya göre tescilin yapıldığının rehin sözleşmesinin üzerine yazılıp onaylanması, ayrı bir ipotek belgesi verilmesi yerine geçer.
Gerekçede anılan yürürlükteki Kanun 743 sayılı eski Medenî Kanundur.