TMK Madde 881 – Amaç ve nitelik
TMK Madde 881 metni
Amaç ve nitelik
Madde 881
Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.
İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 881 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 796 ncı maddesini karşılamaktadır.
Maddeyle hangi alacaklar için ipotek tesis edilebileceği ve rehin konusu taşınmazın borçluya ait olması zorunluluğu olmadığı hususları düzenlenmiştir.
İpotekle güvence altına alınacak alacağın rehnin tesisi anında mevcut olması aranmamış, ilerde doğması olasılığının olması dahi yeterli görülmüştür. Alacağın şarta bağlı olup olmaması da bu bakımdan önem taşımamaktadır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
İpoteğin hangi alacakları güvence altına alabileceğini ve ipotek konusu taşınmazın borçluya ait olmasının gerekmediğini düzenler.
İpotek, uygulamada en sık kurulan taşınmaz rehni türüdür. Borç ödenmezse alacaklıya taşınmazı sattırıp alacağını satış bedelinden alma hakkı verir. İpotekli borç senedi ve irat senedinden farklı olarak ipotek kıymetli evrak doğurmaz; var olan veya doğacak bir alacağı güvence altına alır ve o alacağa bağlıdır.
Birinci fıkraya göre güvence altına alınacak alacağın ipotek kurulduğu anda var olması gerekmez. İleride doğması kesin olan veya yalnızca olası olan alacaklar için de ipotek kurulabilir. Bir bankanın açtığı kredi limiti için kurulan ipotek bunun tipik örneğidir: ipotek kurulduğunda borç henüz yoktur, kredi kullanıldıkça doğar. Gerekçeye göre alacağın bir şarta bağlı olması da ipotek kurulmasına engel değildir. Miktarı belirli olmayan alacaklar için kurulan ipotek TMK m. 882'de düzenlenmiştir.
İkinci fıkraya göre ipotek edilen taşınmazın borçluya ait olması gerekmez. Bir kişi başkasının borcu için kendi taşınmazını ipotek ettirebilir. Ana babanın çocuklarının kredisi için evlerini ipotek ettirmesi veya bir şirket ortağının şirket kredisi için kendi taşınmazını göstermesi buna örnektir. Bu durumda taşınmaz maliki borçtan şahsen sorumlu değildir; sorumluluğu ipotekli taşınmazla sınırlıdır. Borç ödenmezse taşınmaz satılabilir, ama alacaklı malikin diğer mallarına başvuramaz.
Borçtan şahsen sorumlu olmayan malik, borcu ödeyerek ipoteği kaldırtabilir ve alacaklının yerine geçerek ödediğini borçludan isteyebilir (TMK m. 884). Alacaklının ödeme istemi bu malike de yapılmadıkça ona karşı sonuç doğurmaz (TMK m. 887).
Yurt dışında yaşayan ve Türkiye'de taşınmazı olan kişiler, Türkiye'deki bir yakınının kredisi için bu taşınmazı ipotek ettirebilir. İşlem tapu müdürlüğünde yapılır; malik Türkiye'ye gelemiyorsa konsoloslukta düzenlenen vekaletnameyle bir vekil aracılığıyla da işlem yapılabilir.
Gerekçede anılan yürürlükteki Kanun 743 sayılı eski Medenî Kanundur.