TMK Madde 875 – Güvencenin kapsamı
TMK Madde 875 metni
Hükmü / Rehnin paraya çevrilmesi / Güvencenin kapsamı
Madde 875
Taşınmaz rehninin alacaklıya sağladığı güvencenin kapsamına şunlar girer:
1. Ana para,
2. Takip giderleri ve gecikme faizi,
3. İflâsın açıldığı veya rehnin paraya çevrilmesinin istendiği tarihe kadar muaccel olmuş üç yıllık faiz ile son vadeden başlayarak işleyen faiz.
Daha önce belirlenmiş olan faiz oranı, sonradan gelen alacaklıların zararına olarak artırılamaz.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 875 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 790 ıncı maddesini karşılamaktadır.
Madde hükmünde taşınmaz rehnine konu olan taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi suretiyle satılması hâlinde, satış parasından hangi alacak ve alacak kalemlerinin güvenceli olarak karşılanacağı düzenlenmektedir.
Buna göre, taşınmaz rehni kararlaştırılan ve tapuda gösterilen ana alacak miktarı yanında bunun ferilerini oluşturan alacak faizleri ile takip ve dava giderlerini kapsamı içine almaktadır. Gecikme (temerrüt) faizinin rehnin kapsamı içinde sayılması için tapuda gösterilmesi gerekmez. Ancak kanunî gecikme faizinin üzerinde bir gecikme faizi kararlaştırılmış ise, bunun güvenceli olabilmesi, tapuda gösterilmesine bağlı olacaktır. Aynı şekilde kanunî faiz oranı üzerinde kararlaştırılan akdi faiz oranlarının da tapu kütüğünde yazılması gerekecektir.
Gerek akdi faiz olsun, gerekse gecikme faizi olsun, sadece bu hükümde belirtilen ölçüde güvencelidir. Bütün akdi ve gecikme faizleri değil sadece rehnin paraya çevrilmesi istendiği veya iflâsın açıldığı anda muaccel olmuş son üç yılın faizleri ile bu andan itibaren rehnin paraya çevrilmesine kadar muaccel olacak alacak faizleri güvenceli alacak olarak kabul olunmaktadır.
Yukarıda belirtilen faizlerin güvenceli sayılması kuralı, azamî meblağ ipoteğinde, tapuda yazılan azamî meblağı ile sınırlıdır. Azamî meblağı aşan faiz miktarları adî alacak sayılacaktır. Anapara ipoteğinde ise, böyle bir sınır olmadığından rehin, tapuda yazılı ana alacak miktarının yanısıra bu hükmün içerdiği alacak faizlerinin de güvencesi sayılacaktır.
Belirtilmesi gerekir ki rehin ayrıca, aşağıda düzenlenen, alacaklı tarafından ödenen sigorta primleri ile alacaklı tarafından rehin konusu taşınmazın korunması için yapılan masrafların aynı derecede güvencesi sayılmaktadır.
Son fıkra hükmüne göre, önceki derecedeki rehinlerin kapsamının, faiz oranlarını yükseltmek suretiyle, sonraki sıradaki derecede bulunan rehinli alacaklıların aleyhine olarak genişletilmesi uygun görülmemiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Taşınmaz rehninin ana paranın yanında hangi faiz ve giderleri güvence altına aldığını ve faiz oranının sonradan artırılmasının sınırını düzenler.
Rehinli taşınmaz satıldığında, satış bedelinden rehinli alacak olarak şu kalemler karşılanır:
- Ana para, yani tapuda gösterilen asıl alacak,
- Takip giderleri ve gecikme faizi,
- İflâsın açıldığı veya rehnin paraya çevrilmesinin istendiği tarihe kadar vadesi gelmiş son üç yılın faizi ile son vadeden başlayarak işleyen faiz.
Daha eski yıllara ait ödenmemiş faizler rehnin güvencesinden yararlanmaz; alacaklı bunları ancak rehinsiz bir alacak olarak isteyebilir.
Gerekçeye göre gecikme (temerrüt) faizinin rehnin kapsamına girmesi için tapuda ayrıca gösterilmesi gerekmez. Kanunî orandan yüksek bir gecikme faizi veya akdî faiz kararlaştırılmışsa, bunun güvence altında olması için tapu kütüğüne yazılması gerekir. Akdî faiz, taraflar arasında sözleşmeyle kararlaştırılan faizdir.
Gerekçe iki tür ipotek arasında ayrım yapar. Tapuya güvencenin üst sınırının yazıldığı üst sınır (azamî meblağ) ipoteğinde, faizler dahil bütün alacak bu sınıra kadar güvence altındadır; sınırı aşan kısım adi alacak olarak kalır. Banka kredileri için kurulan ipotekler çoğunlukla bu türdendir (TMK m. 882). Ana para ipoteğinde ise rehin, tapuda yazılı ana alacağın yanında bu maddede sayılan faizleri de kapsar.
Son fıkraya göre önceki derecedeki rehnin faiz oranı, sonraki derecedeki alacaklıların zararına olacak biçimde sonradan artırılamaz. Aksi hâlde önceki derecenin kapsamı genişler ve sonraki alacaklılara düşen pay küçülür.
Alacaklının ödediği sigorta primleri ve taşınmazı korumak için yaptığı zorunlu masraflar da rehinle güvence altındadır (TMK m. 876).