TMK Madde 873 – Paraya çevirme şekli
TMK Madde 873 metni
Hükmü / Rehnin paraya çevrilmesi / Paraya çevirme şekli
Madde 873
Borç ödenmezse alacaklı, alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına sahiptir.
Borcun ödenmemesi hâlinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersizdir.
Aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedilmiş olması hâlinde, rehnin paraya çevrilmesi istemi, taşınmazların tamamı hakkında yapılır. Bununla birlikte, icra dairesi onlardan ancak gerektiği kadarını paraya çevirir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 873 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 788 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde 1984 tarihli öntasarının 791 inci maddesinden aynen alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 816 ncı maddesine uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir.
Bu maddeyle rehinli alacaklıya, sadece rehni icra vasıtasıyla paraya çevirtip alacağını bu satış parasından öncelikle tahsil etme hakkı verildiği, alacak birden fazla taşınmazla güvence altına alınsa bile, alacaklının bunların ayrı ayrı satışını isteyemeyeceği, hepsinin birlikte satışını istemesinin zorunlu olduğu, fakat icra memurunun bunlardan sadece alacak için yeterli ve gerekli olan taşınmazların satışını yapabileceği, alacaklıya bunların ötesinde haklar verilmediği, özellikle borcun ifa edilmemesi hâlinde rehin konusu taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceği hususunda önceden yapılacak sözleşmelerin geçersiz olacağı yani temellük yasağı (lex commissaria) belirtilmektedir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Borç ödenmezse alacaklının alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden alacağını ve taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine dair anlaşmaların geçersiz olduğunu düzenler.
Taşınmaz rehni alacaklıya taşınmazın sahibi olma hakkı vermez. Borç ödenmezse alacaklının hakkı, taşınmazı icra yoluyla sattırmak ve alacağını satış bedelinden almaktır. Satış, İcra ve İflâs Kanunundaki rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip usulüne göre icra dairesince yapılır. Rehinle güvence altına alınmış bir alacak için alacaklı kural olarak önce bu yola başvurmak zorundadır.
İkinci fıkra temellük yasağını koyar. Borç ödenmezse rehinli taşınmazın alacaklının malı olacağına ilişkin sözleşme hükümleri geçersizdir. Yasak borçluyu korur. Taşınmazın değeri borçtan çok daha yüksek olabilir ve borçlu kredi ihtiyacı içindeyken böyle bir şartı kabul etmek zorunda kalabilir. Alacaklı, taşınmazı ancak açık artırmada herkes gibi teklif vererek satın alabilir.
Üçüncü fıkra, aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedildiği durumu düzenler. Alacaklı bu taşınmazlardan birini seçip yalnızca onu sattıramaz; paraya çevirme istemini bütün taşınmazlar için yapmak zorundadır. İcra dairesi ise alacağı karşılamaya yetecek kadarını paraya çevirir, gerisini satmaz.