TMK Madde 863 – Kira bedelleri
TMK Madde 863 metni
Hükmü / Kira bedelleri
Madde 863
Kiraya verilmiş taşınmaz üzerindeki rehnin kapsamına, borçluya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmasından veya borçlunun iflâsının ilânından başlayarak rehnin paraya çevrilmesi anına kadar işleyen kira bedelleri de girer.
Rehin hakkı, kiracılara karşı ancak cebrî icra yoluyla takibin kendilerine bildirilmesi veya iflâs kararının ilânından sonra ileri sürülebilir.
Rehinli taşınmaz malikinin henüz muaccel olmamış kira bedelleri üzerinde yaptığı hukukî işlemler ile diğer alacaklılar tarafından koydurulan hacizler, kira alacaklarının muaccel olmalarından önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlamış olan rehinli alacaklılara karşı geçerli değildir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 863 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 778 inci maddesini karşılamaktadır.
Yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki "merhûnun nakde tahvili için alacaklı tarafından başlayan takibattan ve borçlunun iflâsına hükümden" ifadesi yerine "borçluya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmasından veya borçlunun iflâsının ilânından başlayarak" ifadesi kullanılmak suretiyle madde, İcra ve İflâs Kanunu hükümleriyle uyumlu hâle getirilmiştir. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 806 ncı maddesine uygun olarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Kiraya verilmiş rehinli bir taşınmazın kira bedellerinin hangi andan itibaren rehnin kapsamına girdiğini ve bunun kiracılara karşı nasıl ileri sürüleceğini düzenler.
Malik borcunu ödediği sürece kira gelirini serbestçe kullanır. Kira bedelleri ancak iki olaydan biri gerçekleşince rehnin kapsamına girer: alacaklının borçluya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatması veya borçlunun iflâsının ilân edilmesi. Bu andan taşınmazın satışına kadar işleyen kira bedelleri de rehinli alacaklının güvencesi olur.
Kiracı bu gelişmeden haberdar olmayabilir. Bu yüzden rehin hakkı kiracılara karşı, takibin kendilerine bildirilmesinden veya iflâs kararının ilânından sonra ileri sürülebilir. Bundan önce kiracının kirayı ev sahibine ödemesi geçerlidir. Bildirimden sonra ise kiracı ödemeyi icra dairesinin gösterdiği şekilde yapmalıdır.
Üçüncü fıkra rehinli alacaklıyı malikin ve diğer alacaklıların işlemlerine karşı korur. Malikin henüz muaccel olmamış, yani vadesi gelmemiş kira bedelleri üzerinde yaptığı hukukî işlemler, örneğin gelecek ayların kira alacağını önceden başkasına devretmesi, rehinli alacaklıya karşı geçerli olmaz. Başka alacaklıların bu kira alacaklarına koydurduğu hacizler için de aynı kural uygulanır. Bunun için rehinli alacaklının, kiralar muaccel olmadan önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlamış olması gerekir.
Gerekçede anılan yürürlükteki Kanun 743 sayılı eski Medenî Kanundur. Eski metindeki ifade İcra ve İflâs Kanunuyla uyum sağlamak için değiştirilmiş, hüküm değişikliği yapılmamıştır.