TMK Madde 848 – Alacaklının hakkının niteliği
TMK Madde 848 metni
Hükümleri / Alacaklının hakkının niteliği
Madde 848
Taşınmaz yükü, alacaklıya yükümlüye karşı hiçbir kişisel alacak hakkı sağlamaz; sadece alacağını yüklü taşınmazın değerinden elde etme yetkisi verir.
Her edim, muaccel olmasından başlayarak üç yıl sonra kişisel borç hâline gelir ve taşınmaz bu borcun güvencesi olmaktan çıkar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 848 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 763 üncü maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur. İsviçre Medenî Kanununun 791 inci maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinden farklı olarak "verilecek ve yapılacak şey" yerine her ikisini de kapsayacak şekilde "edim" denilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Taşınmaz yükü alacaklıya kişisel alacak hakkı vermez, yalnızca alacağını yüklü taşınmazın değerinden alma yetkisi verir; vadesi geçen edimler üç yıl sonra kişisel borca dönüşür.
Taşınmaz yükünde yükümlü taşınmazın malikidir; ama malik bu yükümlülükten bütün malvarlığıyla değil, yalnızca yüklü taşınmazla sorumludur (TMK m. 839/1). Alacaklı, edimler yerine getirilmezse malikin başka mallarına başvuramaz. Alacağını ancak yüklü taşınmazın paraya çevrilmesiyle elde edebilir. Bu yönüyle taşınmaz yükü, rehin hakkına benzer bir güvence sağlar.
İkinci fıkra bu güvencenin süresini sınırlar. Her edim, muaccel olmasından, yani istenebilir hâle gelmesinden başlayarak üç yıl sonra kişisel borç hâline gelir. Bu andan itibaren taşınmaz o edimin güvencesi olmaktan çıkar. Alacaklı artık bu edim için taşınmaza başvuramaz; buna karşılık edimi borçludan kişisel olarak, yani onun diğer mallarına da başvurarak isteyebilir. Bu kişisel borç zamanaşımına tâbidir (TMK m. 847/2).
Bu düzenleme, taşınmaz üzerinde ödenmemiş edimlerin uzun yıllar birikmesini önler. Taşınmazı sonradan edinecek kişi, taşınmazın en fazla son üç yılın ödenmemiş edimleri için sorumlu olduğunu bilir.
Gerekçeye göre eski metindeki "verilecek ve yapılacak şey" ifadesi yerine "edim" terimi kullanılmıştır.