TMK Madde 820 – Yararlanmanın kapsamı
TMK Madde 820 metni
İntifa hakkı / Özel hâller / Alacaklar / Yararlanmanın kapsamı
Madde 820
Bir alacak üzerindeki intifa hakkı, onun getirisini edinme yetkisi verir.
Borçluya karşı yapılacak ödeme isteminin ve kıymetli evrak üzerindeki tasarrufların alacaklı ve intifa hakkı sahibi tarafından birlikte yapılması, borcunu ödemek üzere borçlu tarafından yapılacak bildirimin de bunların her ikisine yöneltilmesi gerekir.
Alacak tehlikeye düşerse, alacaklı ve intifa hakkı sahibinden her biri, diğerinden iyi bir yönetimin gerektirdiği önlemleri almaya katılmasını isteyebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 820 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 745 inci maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Bir alacak üzerindeki intifa hakkının, hak sahibine alacağın getirisini edinme yetkisi verdiğini ve alacağa ilişkin işlemlerin alacaklı ile birlikte yapılacağını düzenler.
İntifa hakkı haklar üzerinde de kurulabilir (TMK m. 794); örneğin bir banka mevduatı, bir ödünç alacağı veya hisse senedi gibi kıymetli evrak üzerinde. Bu durumda alacağın sahibi, yani alacaklı değişmez. İntifa hakkı sahibi alacağın getirisini, örneğin faizini veya kâr payını alır. Faizler ve diğer dönemsel gelirler intifa süresine düştüğü ölçüde ona aittir (TMK m. 805).
Alacağın kendisine ilişkin işlemler iki tarafın birlikte hareket etmesini gerektirir:
- borçludan ödeme istemek ve kıymetli evrak üzerinde tasarrufta bulunmak, alacaklı ile intifa hakkı sahibinin birlikte yapacağı işlerdir;
- borçlu, borcunu ödemek için bir bildirimde bulunacaksa, örneğin parayı vadeden önce geri ödeyeceğini veya sözleşmeyi feshettiğini bildirecekse, bunu ikisine birden yöneltmelidir.
Alacak tehlikeye düşerse, örneğin borçlunun ödeme gücü azalmışsa, taraflardan her biri diğerinden iyi bir yönetimin gerektirdiği önlemlere katılmasını isteyebilir. Alacağın takibe konulması veya borçludan güvence istenmesi bu önlemlere örnektir.
Borçlunun ödemeyi kime yapacağı ve ödenen paranın durumu TMK m. 821'de, intifa hakkı sahibinin alacağın kendisine devrini isteme hakkı TMK m. 822'de düzenlenmiştir.