TMK Madde 808 – Güvence isteme
TMK Madde 808 metni
İntifa hakkı / İntifa hakkının hükümleri / Malikin hakları / Güvence isteme
Madde 808
Haklarının tehlikeye düştüğünü ispat eden malik, intifa hakkı sahibinden güvence isteyebilir.
İntifa hakkının konusu tüketilebilen şey veya kıymetli evrak ise, malik tehlikenin ispatına gerek olmaksızın teslimden önce de güvence isteyebilir.
Kıymetli evrakın güvenilir bir yere tevdi edilmesi güvence yerine geçer.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 808 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 732 nci maddesini karşılamaktadır.
Madde İsviçre Medenî Kanununun 760 ıncı maddesine uygun olarak, üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, malikin, haklarının tehlikeye düştüğünü ispat ederek, intifa hakkı sahibinden güvence isteyebileceği; ikinci fıkrada tüketilebilen şey veya kıymetli evrak söz konusu olduğunda, tehlikenin ispatına gerek olmadan teslimden önce de güvence istenebileceği; son fıkrada kıymetli evrakın bir yere tevdi edilmesinin güvence yerine geçeceği ifade edilmiştir. Ayrıca yürürlükteki maddenin son cümlesindeki, "depo edilme" ifadesi yerine, daha doğru olarak "tevdi edilme" deyimi kullanılmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
İntifa konusu malın malikinin, hangi durumlarda intifa hakkı sahibinden güvence (teminat) isteyebileceğini düzenler.
Birinci fıkra genel kuraldır. Malik, haklarının tehlikeye düştüğünü ispat ederse intifa hakkı sahibinden güvence isteyebilir. İntifa hakkı sahibinin malı ihmal etmesi veya özensiz kullanması bu tür bir tehlike oluşturabilir. Güvence, örneğin nakit, banka teminat mektubu veya rehin biçiminde verilebilir.
İkinci fıkra özel bir durumu düzenler. İntifa konusu para veya gıda gibi tüketilebilen şeyler ya da hisse senedi veya tahvil gibi kıymetli evraksa, malik tehlikeyi ispat etmek zorunda değildir. Üstelik güvenceyi, malı intifa hakkı sahibine teslim etmeden önce de isteyebilir. Bu tür mallar kolayca harcanabilir veya elden çıkarılabilir. Tüketilebilen şeylerde mülkiyet intifa hakkı sahibine geçer ve hak sona erince onların değeri ödenir (TMK m. 819); malikin bu değeri tahsil edebilmesi güvenceyle korunur.
Üçüncü fıkraya göre kıymetli evrakın güvenilir bir yere, örneğin bir bankaya tevdi edilmesi, yani emanete bırakılması güvence yerine geçer.
İntifa hakkı sahibi kendisine verilen uygun süre içinde güvence göstermezse sulh hâkimi zilyetliği kaldırıp malı bir kayyıma bırakabilir (TMK m. 810). Bağışlayanın intifa hakkını kendisine saklı tuttuğu bağışlamalarda ise güvence istenemez (TMK m. 809).
Gerekçeye göre eski Kanundaki "depo edilme" ifadesi yerine daha doğru bulunan "tevdi edilme" deyimi kullanılmıştır.