TMK Madde 807 – Gözetim
TMK Madde 807 metni
İntifa hakkı / İntifa hakkının hükümleri / Malikin hakları / Gözetim
Madde 807
Malik, hakkın konusu olan malın hukuka aykırı ya da niteliğine uygun düşmeyen kullanılış biçimine itiraz edebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 807 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 731 inci maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki metindeki "haksız" sözcüğü yerine "hukuka aykırı" ifadesi kullanılmıştır. Bu düzenleme ile, intifa hakkının konusu malın malikine, gözetim hakkı tanınmış olmakta ve bu hakkın sınırları gösterilmektedir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
İntifa konusu malın malikine, malın hukuka aykırı veya niteliğine uygun olmayan biçimde kullanılmasına itiraz etme hakkı tanır.
İntifa süresince mal intifa hakkı sahibinin elindedir, ama mülkiyet malikte kalır. Malik, intifa sona erince malı iyi durumda geri almak ister. Bu madde ona intifa süresince bir gözetim hakkı verir.
Malik iki tür kullanıma itiraz edebilir:
- Hukuka aykırı kullanım. Örneğin konutun mevzuata aykırı biçimde işyerine dönüştürülmesi veya malın kanunla yasaklanmış bir faaliyette kullanılması.
- Malın niteliğine uygun olmayan kullanım. Örneğin meyve bahçesindeki ağaçların sökülüp arazinin başka bir amaçla kullanılması. İntifa hakkı sahibi malın ekonomik özgülenme yönünü malike önemli zarar verecek biçimde değiştiremez (TMK m. 817).
İtirazın sonuç vermemesi hâlinde malikin başvurabileceği yollar sonraki maddelerdedir. Haklarının tehlikeye düştüğünü ispat eden malik intifa hakkı sahibinden güvence isteyebilir (TMK m. 808). İtiraza rağmen hukuka aykırı kullanım sürerse sulh hâkimi, intifa hakkı sahibinin zilyetliğini kaldırarak malı bir kayyıma bırakabilir (TMK m. 810).
Gerekçeye göre eski Kanundaki "haksız" sözcüğü yerine "hukuka aykırı" ifadesi kullanılmış, hükümde bir değişiklik yapılmamıştır.