TMK Madde 792 – Yararlanan taşınmazın bölünmesi
TMK Madde 792 metni
Hükümleri / Değişiklikler / Bölünme / Yararlanan taşınmazın bölünmesi
Madde 792
Yararlanan taşınmazın parsellere bölünmesi hâlinde kural, irtifak hakkının her parsel yararına devam etmesidir.
Ancak, durum ve koşullara göre irtifak hakkı yalnız bir parselin yararına kullanılabiliyorsa, yüklü taşınmazın maliki diğer parseller için irtifak hakkının terkinini isteyebilir.
Tapu sicil memuru, bu istemi irtifak hakkı sahibine bildirir ve onun bir ay içinde itiraz etmemesi hâlinde irtifak hakkını terkin eder.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 792 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 715 inci maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur. Madde İsviçre Medenî Kanununun 743 üncü maddesine uygun olarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Konu ve kenar başlıklarıyla birlikte, kaynak Kanun da göz önünde tutularak, anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu konuda, yürürlükteki maddenin ikinci cümlesindeki "bu haktan fiilen yalnız bir kısım istifade edebiliyorsa" ifadesi, "durum ve koşullara göre irtifak hakkı yalnız bir parselin yararına kullanılabiliyorsa" biçiminde değiştirilmiştir. Bu değişikliğe gidilmesinin nedeni, terkini isteme açısından, sadece "fiilen kullanamama"nın değil, bunun yanında olayın diğer somut özelliklerinin de değerlendirmeye katılması gerektiği düşüncesine dayanmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasında sözü edilen "taşınmazın parsellere bölünmesi" ifadesindeki "parsel" sözcüğü mutlaka 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında ve anlamındaki "parsel" şeklinde anlaşılmamalıdır. Bu Kanun kapsamına girmeyen "parseller" de buraya girer. Hukukumuz açısından "parsel" sözcüğü, Tapu Sicil Tüzüğünde de (m.65-68) kullanılmıştır.
7 Haziran 1994 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tapu Sicil Tüzüğünün 65 ve 68 inci maddelerinde bir taşınmaz malın ayrılmasında (ifrazında) her yeni parça için "parsel" sözcüğünü kullanmış olması ve yurdumuzun kadastrosunun tamamlanması hâlinde tüm taşınmazların da teknik olarak parsel şeklinde anılacağı hususları göz önünde tutularak; maddenin birinci fıkrasında "taşınmazın parçalara bölünmesi" şeklindeki bu ifade yerine, "taşınmazın parsellere bölünmesi" ifadesine yer verilmesi uygun görülmüştür. Bu nedenledir ki, maddede geçen "parsel" sözcüğünün mutlaka kadastro görmüş bir taşınmazı anlatmadığı, henüz kadastrosu tamamlanmamış yerlerde maddenin öngördüğü anlamdaki bölünmeler sonucu oluşan parçaları da içerdiği unutulmamalıdır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Yararlanan taşınmaz parsellere bölündüğünde irtifak hakkının kural olarak her parselin yararına devam edeceğini ve gereksiz kalan kısımların nasıl terkin edileceğini düzenler.
Yararlanan taşınmaz, örneğin ifraz yoluyla, yani bir taşınmazın birden çok parçaya ayrılmasıyla, birkaç parsele bölünebilir. Bu durumda irtifak yeni parsellerin her birinin yararına aynen devam eder ve her parselin maliki hakkı kullanabilir.
Ancak bazen irtifaktan, durum ve koşullar gereği yalnızca bir parsel yararlanabilir. Örneğin bir su alma hakkı, bölünmeden sonra yalnızca su kaynağına bitişik parsel için kullanılabilir hâle gelmiş olabilir. Bu durumda yüklü taşınmazın maliki, diğer parseller yönünden irtifakın terkinini isteyebilir. Gerekçeye göre burada yalnızca hakkın fiilen kullanılamaması değil, olayın diğer somut özellikleri de değerlendirilir.
Terkin için mahkemeye gitmeyi gerektirmeyen bir yol öngörülmüştür:
- Yüklü taşınmazın maliki istemini tapu müdürlüğüne yapar.
- Tapu sicil memuru istemi irtifak hakkı sahibine bildirir.
- Hak sahibi bir ay içinde itiraz etmezse memur irtifakı terkin eder.
Hak sahibi süresinde itiraz ederse terkin bu yolla yapılamaz; uyuşmazlık ancak mahkemede çözülebilir.
Gerekçeye göre "parsel" sözcüğü yalnızca kadastro görmüş taşınmazları değil, kadastrosu henüz yapılmamış yerlerde bölünme sonucu oluşan parçaları da kapsar.
Yüklü taşınmazın bölünmesi hâli bir sonraki maddede (TMK m. 793) düzenlenmiştir.