TMK Madde 760 – Özel kanun hükümleri ve yerel âdet
TMK Madde 760 metni
Kaynak ve yeraltı suları / Özel kanun hükümleri ve yerel âdet
Madde 760
Özel mülkiyete tâbi arazide bulunan kaynak, kuyu veya derelerden komşuların ve diğer kişilerin su içme, su alma veya hayvan sulama ya da benzer yollarla yararlanmaları özel kanun hükümlerine tâbidir. Özel kanun hükmü yoksa yerel âdet uygulanır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 760 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur.
Buna karşılık kaynak Kanunun 709 uncu maddesinde bu konuyla ilgili olarak özel mülkiyete tâbi kuyu, kaynak ve göllere yer verilmiştir. Ülkemizde kuyu, kaynak, göl ya da dereler özel mülkiyete konu olmadığından, maddede İsviçreden farklı olarak "özel mülkiyete tâbi arazide bulunan kaynak, kuyu veya dereler" ifadesi kullanılmıştır.
Maddede ayrıca özel mülkiyete tâbi arazide bulunan kaynak, kuyu veya derelerden komşuların ve diğerlerinin yararlanmalarının özel kanun hükümlerine tâbi olduğu, özel kanun hükmü yoksa yerel âdetin uygulanacağı belirtilmiştir.
Madde 1984 tarihli Öntasarıdaki düzenleme de göz önünde tutularak kaleme alınmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Özel mülkiyetteki bir arazideki kaynak, kuyu veya dereden başkalarının su içme, su alma ve hayvan sulama yoluyla yararlanması özel kanunlara, yoksa yerel âdete tâbidir. Özel kanunda hüküm yoksa yerel âdet uygulanır.
Buna göre arazi maliki, arazisindeki suyu her durumda yalnız kendisine ayıramaz. Özel kanun veya yerel âdet başkalarına bu sudan belirli ölçüde yararlanma imkânı tanıyorsa malik buna katlanmak zorundadır. Yerel âdet, belirli bir yerde uzun süredir uyulan ve bağlayıcı kabul edilen uygulamadır.
Gerekçeye göre bu hüküm eski Kanunda yoktu. İsviçre'deki karşılık madde özel mülkiyete tâbi kuyu, kaynak ve göllerden söz eder. Gerekçe, Türkiye'de bu suların kendisinin özel mülkiyete konu olmadığını belirterek "özel mülkiyete tâbi arazide bulunan" ifadesinin bu nedenle tercih edildiğini açıklar.
Kendi ihtiyacını karşılayacak suyu bulunmayan malikin, komşusunun artan suyundan bedel karşılığında yararlanmak için irtifak kurulmasını istemesi TMK m. 761'de ayrıca düzenlenmiştir.