TMK Madde 738 – Kural
TMK Madde 738 metni
Taşınmaz mülkiyetinin kısıtlamaları / Komşu hakkı / Kazı ve yapılar / Kural
Madde 738
Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır.
Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 738 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 662 nci maddesini karşılamaktadır.
Maddede hüküm değişikliği yoktur. Madde konu ve kenar başlıklarıyla birlikte anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Bu madde, kazı ve yapı yapan malikin komşu taşınmazlara zarar vermekten kaçınma yükümlülüğünü düzenler. Temel kazısı veya bina inşaatı sırasında komşu arazide toprak kayması olması ya da komşu binada çatlaklar oluşması bu maddenin tipik konusudur.
Malik, kazı veya yapı sırasında komşu taşınmazın toprağını sarsmamalı ya da tehlikeye düşürmemeli; komşu taşınmazdaki yapı ve tesisleri de etkilememelidir. Bu yükümlülüğe aykırılık hâlinde zarar gören komşu, TMK m. 730'a dayanarak durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin giderilmesini ve zararın tazminini isteyebilir. Zarar henüz doğmamış olsa bile tehlike varsa dava açılabilir.
İkinci fıkraya göre komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında taşkın yapılara ilişkin hükümler (TMK m. 725) uygulanır. Buna göre böyle bir yapıyı iyiniyetle yapan kişi, belirli koşullarla ve uygun bir bedel karşılığında bir irtifak hakkı kurulmasını isteyebilir. Bu koşullar yoksa komşu, mülkiyet hakkına dayanarak elatmanın önlenmesini dava edebilir.
Gerekçeye göre madde eski Kanundaki hükmü değiştirmemiş, yalnızca dilini sadeleştirmiştir. Kazı ve yapılarda uyulacak ayrıntılı kurallar özel kanunlarla belirlenir (TMK m. 739).