TMK Madde 737 – Kullanma biçimi
TMK Madde 737 metni
Taşınmaz mülkiyetinin kısıtlamaları / Komşu hakkı / Kullanma biçimi
Madde 737
Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır.
Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 737 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 661 inci maddesini karşılamaktadır.
Yürürlükteki maddenin kenar başlığı olan "Komşu hakkı" konu başlığı yapılmış, maddenin kenar başlığı "Kullanma biçimi" şeklinde ifade edilmiştir. Anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, ayrıca maddeye yeni bir fıkra eklenmiştir.
Maddeye eklenen yeni üçüncü fıkra ile, taşınmaz malikinin sorumluluğuna ilişkin 730 uncu maddeye eklenen yeni fıkrada olduğu gibi yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirme istemlerinin ileri sürülebileceği kabul edilmiştir. Komşuluk kuralları, komşuların taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve bunlar arasında özellikle işletme faaliyetlerini sürdürürken olumsuz, yani, komşularını rahatsız edecek taşkınlıktan yasaklamaktadır. Bu taşkınlıklar yerel âdetin öngördüğü sınırlar içinde kalmasına rağmen kaçınılmaz olması hâlinde, bundan doğan zararların denkleştirilmesi istemlerinde fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi uygulanacaktır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Taşınmazını kullanan herkes, komşularını olumsuz etkileyecek duman, koku, gürültü gibi taşkınlıklardan kaçınmak zorundadır; madde komşuluk hukukunun temel kuralıdır.
Yükümlülük "herkes" için öngörülmüştür. Taşınmazı malik sıfatıyla kullanan kadar, kiracı gibi başka bir sıfatla kullanan da bu sınırlara uymalıdır. Madde özellikle işletme faaliyetlerini anar; atölye, fabrika, lokanta veya eğlence yeri gibi işletmeler komşuları en çok etkileyen kullanımlardır.
İkinci fıkra yasak taşkınlıklara örnekler verir: duman, buğu, kurum, toz, koku çıkarmak ve gürültü veya sarsıntı yapmak. Ölçü, komşular arasında hoş görülebilecek derecenin aşılıp aşılmadığıdır. Bu değerlendirmede taşınmazın konumu ve niteliği ile yerel âdet dikkate alınır. Sanayi bölgesindeki bir işletmenin gürültüsü ile konut bölgesindeki bir işyerinin gürültüsü aynı ölçüyle değerlendirilmez.
Taşkınlıktan zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi, TMK m. 730 uyarınca durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin giderilmesini ve zararın tazminini dava edebilir.
Üçüncü fıkra eski Kanunda yoktu. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararlar için denkleştirme istenebilir (TMK m. 730/2). Gerekçe bunu fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesine dayandırır: katlanılması gereken bir rahatsızlığın yol açtığı zarar uygun bir bedelle karşılanır.
Apartmanlarda kat malikleri arasındaki ilişkilerde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun hükümleri de uygulanır.