TMK Madde 730 – Taşınmaz malikinin sorumluluğu

TMK Madde 730 metni

Taşınmaz mülkiyetinin içeriği / Taşınmaz malikinin sorumluluğu

Madde 730

Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir.

Hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 730 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 656 ncı maddesini karşılamaktadır.

Kenar başlığıyla birlikte anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış ve maddeye yeni bir fıkra eklenmiştir.

Eklenen yeni fıkrayla, iki koşulun bir arada bulunması hâlinde, taşınmaz malikinin taşkınlıklardan doğan sorumluluğunda çatışan yararların denkleştirilmesine olanak sağlanmıştır. Aranan koşullardan birincisi, taşınmaz malikinin sorumluluğuna yol açan taşkınlığın "yerel âdete uygun olması", ikincisi ise bu taşkınlığın "kaçınılmaz" olmasıdır. Böylece bu maddede mevcut olan bir boşluk fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi doğrultusunda doldurulmuştur. Kanunda böyle bir boşluğun bulunduğu hususu, İsviçre ve Almanya'da da hissedilmiştir. İsviçre Federal Mahkemesinin bu konuda aldığı boşluk doldurucu nitelikteki kararına karşın İsviçre Medenî Kanununun 679 uncu maddesinde de bu yönde bu güne kadar henüz bir değişiklik yapılmamıştır. Alman Federal Mahkemesi bu konuda maddede yer alan ifadelerden daha da ileri giderek, yerel âdete uygun olmasa bile Ülke ekonomisine hizmet ediyorsa, taşınmaz malikinin taşkınlıklara katlanma zorunluluğunu öngörmekte, buna karşılık bu taşkınlığın doğurduğu zararın uygun bir bedel ile denkleştirilmesini kabul etmektedir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Mülkiyet hakkını kanuni sınırlarına aykırı kullanan taşınmaz maliki, bundan zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişilere karşı sorumludur. Mülkiyet hakkı sınırsız değildir; özellikle komşuluk hukuku (TMK m. 737 ve devamı) malikin taşınmazını kullanırken komşularını aşırı ölçüde rahatsız etmesini yasaklar.

Zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi şu davaları açabilir:

  • durumun eski hâline getirilmesi,
  • tehlikenin giderilmesi,
  • uğradığı zararın tazmini.

Bu sorumluluk için malikin kusurlu olması aranmaz; mülkiyetin kanuni sınırlarının aşılması yeterlidir. Madde dava hakkını zarar gören "kimse"ye tanıdığı için bu hak yalnız komşu malike ait değildir.

İkinci fıkra eski Kanunda yoktu. Taşkınlık yerel âdete uygun ve kaçınılmaz ise, malik bunu durdurmaya zorlanamayabilir; ancak hâkim, doğan zararın uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir. Örneğin bölgede olağan sayılan ve başka türlü yapılması mümkün olmayan bir çalışmanın komşuya verdiği zarar bu kapsamda değerlendirilebilir. Gerekçe bunu fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesiyle açıklar: katlanmak zorunda kalan kişinin kaybı bir bedelle karşılanır. Aynı esas TMK m. 737/3'te de yer alır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir