TMK Madde 716 – Tescili isteme hakkı

TMK Madde 716 metni

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması / Tescili isteme hakkı

Madde 716

Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.

Bir taşınmazın mülkiyetini işgal, miras, kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir.

Bir taşınmazın mülkiyetinde eşler arasındaki mal rejimi dolayısıyla meydana gelen değişiklikler, eşlerden birinin istemiyle tapu kütüğüne doğrudan tescil olunur.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 716 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 642 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde İsviçre Medenî Kanununun 665 inci maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâline getirilmiştir. Anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Taşınmaz mülkiyetinin kendi adına tescil edilmesini isteme hakkı olan kişinin malikin kaçınması hâlinde mahkemeye başvurmasını ve doğrudan tescil hâllerini düzenler.

Birinci fıkra, mülkiyetin devri için geçerli bir hukukî sebebe sahip olan kişiyi korur. Noterde düzenlenmiş bir satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazı satın almayı kararlaştırıp bedelini ödeyen kişi veya bir taşınmaz kendisine vasiyetle bırakılan kişi (TMK m. 600) bu durumdadır. Bu kişilerin malikten tescil isteme hakkı kişisel bir haktır; yani yalnızca malike karşı ileri sürülebilir. Malik tescilden kaçınırsa hak sahibi mahkemeden mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir. Uygulamada bu dava "tapu iptali ve tescil davası" olarak bilinir. Mahkeme kararı, malikin tapudaki beyanının yerine geçer.

İkinci fıkraya göre mülkiyeti işgal, miras, kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararıyla kazanan kişi, tescili doğrudan yaptırabilir. Bu hâllerde mülkiyet zaten tescilden önce kazanılmıştır (TMK m. 705); tescil yalnızca bu durumu tapuya yansıtır. Örneğin mirasçılar mirasçılık belgesiyle tapu müdürlüğüne başvurarak taşınmazı kendi adlarına intikal ettirebilir; bunun için ayrıca dava açmaları gerekmez.

Üçüncü fıkra, eşler arasındaki mal rejimi nedeniyle taşınmaz mülkiyetinde meydana gelen değişiklikleri düzenler. Bu değişiklikler eşlerden birinin istemi üzerine doğrudan tapu kütüğüne tescil edilir. Örneğin eşler mal ortaklığı rejimini seçmişse, taşınmazın ortaklık malı hâline gelmesi bu yolla tapuya işlenebilir.

Satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil davaları uygulamada sık görülür. Yurt dışında yaşayan alıcılar da Türkiye'deki satıcı taşınmazı devretmekten kaçınırsa bu davayı Türkiye'de açabilir; taşınmaz üzerindeki aynî haklara ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12).

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir