TMK Madde 715 – Sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar

TMK Madde 715 metni

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması / Kazanma yolları / Sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar

Madde 715

Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.

Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz.

Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılması özel kanun hükümlerine tâbidir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 715 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 641 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı içeriğine uygun olarak değiştirilmiştir. Maddede sadece taşınmaz mallar söz konusu olduğundan, "şey" terimi yerine "yer" terimi kullanılmıştır.

Madde kaynak Kanuna uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Sahipsiz yerlerin ve kamunun yararlanmasına ayrılmış malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını düzenler.

Birinci fıkraya göre sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu ifade, söz konusu yerlerin kimsenin özel mülkü olmadığını ve bunlar üzerinde düzenleme yapma yetkisinin Devlete ait olduğunu anlatır.

İkinci fıkra bu kapsama giren yerlere örnekler verir:

  • Yararı kamuya ait sular, örneğin göller, nehirler ve deniz,
  • Kayalar, tepeler, dağlar ve buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler,
  • Bu yerlerden çıkan kaynaklar.

Aksi ispatlanmadıkça bu yerler kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz. Bu nedenle bu tür yerler zilyetlik yoluyla kazanılamaz ve kazandırıcı zamanaşımına konu olmaz (TMK m. 713). Örneğin bir kişinin dağlık ve taşlık bir alanı yıllarca kullanmış olması, ona bu alan üzerinde mülkiyet hakkı kazandırmaz.

Üçüncü fıkraya göre bu yerlerin kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılması özel kanunlara bırakılmıştır. Kıyılar, meralar, ormanlar ve sular gibi alanlar için ayrı kanunlarda özel kurallar bulunur.

Gerekçede belirtildiği gibi, madde yalnızca taşınmazları kapsadığından eski Kanundaki "şey" sözcüğü yerine "yer" sözcüğü kullanılmıştır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir