TMK Madde 710 – Heyelân

TMK Madde 710 metni

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması / Kazanma yolları / Arazi kayması / Heyelân

Madde 710

Arazi kaymasının sınır değişikliğine yol açmayacağı ilkesi, yetkili makamlarca heyelân bölgesi olduğu belirlenen yörelerde uygulanmaz.

Bu yörelerin belirlenmesi sırasında yöredeki arazinin yapısı göz önünde tutulur.

Bir taşınmazın böyle bir yörede bulunduğu, ilgililere uygun biçimde bildirilir ve tapu kütüğünün beyanlar sütununa yazılır.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 710 gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 660a maddesinden alınmıştır.

Ülkemizde sık sık karşılaşılan heyelan olayları göz önünde tutularak bu maddenin bizde de büyük bir ihtiyacı karşılayacağı kabul edilmiştir. Maddeyle, arazi kaymasının sınır değişikliğine yol açmayacağı ilkesinin, yetkili makamlar tarafından heyelan bölgesi olduğu belirlenen yörelerde uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Böylece heyelan bölgesi olarak belirlenen yerlerde arazi kayması sonucu sınır değişikliği gerçekleşebilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla bir yörenin heyelan yöresi olarak belirlenmesinde arazinin yapısının göz önünde tutulması zorunluluğu getirilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla bir yörenin heyelan yöresi olduğu hususunun, o taşınmazların bulunduğu tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilmesi zorunluğu getirilmiştir ve böylece tapu siciline güven ilkesi korunmak istenmiştir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Yetkili makamlarca heyelân bölgesi olarak belirlenen yörelerde, arazi kaymasının sınırları değiştirmeyeceği kuralının uygulanmayacağını düzenler.

Kural olarak arazi kayması taşınmazların sınırlarını değiştirmez (TMK m. 709). Ancak toprağın sürekli hareket ettiği yörelerde bu kural adil sonuç vermez. Böyle yerlerde arazi zamanla kayarken sınırı eski yerinde tutmak, malikleri artık başka bir yerde bulunan toprağa bağlar.

Madde bu nedenle yetkili makamlarca heyelân bölgesi olarak belirlenen yörelerde istisna getirir. Bu yörelerde arazi kayması sonucu sınırlar da araziyle birlikte değişebilir.

Bir yörenin heyelân bölgesi sayılması için iki şart vardır:

  • Yetkili makamlar bu konuda bir belirleme yapmış olmalıdır. Yalnızca arazinin kaymış olması yetmez.
  • Belirleme yapılırken yöredeki arazinin yapısı göz önünde tutulmalıdır.

Belirlemenin ardından taşınmazın heyelân bölgesinde bulunduğu ilgililere uygun biçimde bildirilir ve tapu kütüğünün beyanlar sütununa yazılır. Gerekçeye göre bu kayıt, tapu siciline güven ilkesini korumak içindir. Böylece taşınmazı satın almak isteyen kişi, tapu kaydından bu durumu öğrenebilir.

Heyelân bölgelerinde tapu plânı ile arazideki sınır işaretleri arasındaki uyumsuzlukta plânın esas alınacağı kuralı da uygulanmaz (TMK m. 719). Sınır gerçeği yansıtmıyorsa malik sınırın yeniden belirlenmesini isteyebilir (TMK m. 711).

Gerekçede bu hükmün, Türkiye'de sık karşılaşılan heyelân olayları nedeniyle İsviçre Medenî Kanunundan alındığı belirtilir.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir