TMK Madde 702 – Hükümleri
TMK Madde 702 metni
Birlikte mülkiyet / Elbirliği mülkiyeti / Hükümleri
Madde 702
Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir.
Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir.
Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz.
Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 702 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 630 uncu maddesini karşılamaktadır.
Maddenin ilk üç fıkrası yürürlükteki hükmün tekrarından ibarettir. Anlaştırılmak suretiyle kenar başlığıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır.
Maddeye 1984 tarihli Öntasarıda olduğu gibi yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu yeni fıkra kaynak Kanunda mevcut değildir. Bu yeni fıkra ile ortaklardan her birinin, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği, bu korumadan da bütün ortakların yararlanacağı kabul edilmiştir. Yeni eklenen bu fıkra ile uygulamada duyulan ihtiyaç karşılanmakta, yürürlükteki Kanun karşısında içtihatlar ile çözülmesinde güçlük çekilen bir sorun giderilmekte, elbirliği mülkiyeti kurumuna yöneltilen eleştirilerin en önemlisini giderecek bir hüküm kabul edilmektedir. Elbirliği mülkiyeti ortaklardan her biri ortaklığa giren hakları dava yolu ile veya diğer yollarla koruma yetkisine sahip olacaktır. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır, fakat davacının davasını kaybetmesi diğer ortakların haklarını etkilemez.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Elbirliği mülkiyetinde ortakların hak ve yükümlülüklerinin nasıl belirlendiğini, kararların nasıl alındığını ve ortak hakların nasıl korunacağını düzenler.
Elbirliği mülkiyetinde ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümlerine göre belirlenir. Mirasçılar için miras hukukunun, mal ortaklığındaki eşler için mal rejimi hükümlerinin uygulanması bu nedenledir.
Kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse, gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği gerekir. Örneğin mirasçılardan biri, diğerlerinin onayı olmadan terekedeki evi kiraya veremez veya satamaz. Paylı mülkiyetteki çoğunluk kuralları (TMK m. 690–692) burada kendiliğinden uygulanmaz.
Sözleşmeden doğan topluluk sürdükçe ortaklar paylaşma isteyemez ve paylarını başkasına devredemez. Kanundan doğan topluluklar için ise kendi kuralları geçerlidir; örneğin mirasçılar paylaşmayı her zaman isteyebilir (TMK m. 642) ve miras paylarını devredebilir (TMK m. 677).
Dördüncü fıkra, oybirliği kuralının yarattığı bir güçlüğü giderir. Ortaklardan her biri, topluluğa ait hakları tek başına koruyabilir; örneğin terekeye ait taşınmazı işgal eden kişiye karşı dava açabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. Gerekçeye göre davayı açan ortağın kaybetmesi diğer ortakların haklarını etkilemez.
Bu kural, mirasçılardan birinin yurt dışında olduğu veya bazı mirasçıların işbirliğine yanaşmadığı durumlarda, terekeye ait malları korumak isteyen mirasçıya tek başına harekete geçme imkânı verir.