TMK Madde 679 – Garanti borcu
TMK Madde 679 metni
Mirasçıların birbirine karşı sorumluluğu / Garanti borcu
Madde 679
Paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçılar, paylarına düşen mallar için birbirlerine karşı satım hükümlerine göre sorumludurlar.
Mirasçılar, paylaşmada her birine özgülenmiş olan alacakların varlığını birbirlerine karşı garanti ettikleri gibi; borsaya kayıtlı olan kıymetli evrak dışında, alacağın mirasçının hakkına mahsup edilen miktarı için borçlunun ödeme gücünden adî kefil gibi sorumludurlar.
Garantiye ve kefalete dayanan dava, paylaşma tarihinin veya daha sonra yerine getirilecek alacaklarda muacceliyet tarihinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 679 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 614 üncü maddesini karşılamaktadır.
Madde kenar başlıklarıyla birlikte anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 637 nci maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâline getirilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, paylaşma (taksim) konusunun bir mal olması hâlinde, paylaşmada kendisine bir tereke malı düşen mirasçıya karşı diğer mirasçıların satım hükümlerine göre sorumlu olması hükme bağlanmıştır. Bunun sonucu olarak, böyle bir malın ayıbından ya da zaptından doğan sorumluluk tamamen satım hükümlerine göre çözümlenecektir.
Maddenin ikinci fıkrası ise paylaşmada kendisine, üçüncü kişilerdeki alacak hakkı düşen mirasçıya karşı diğer mirasçıların sorumluluğu öngörülmüştür. Bu durumda diğer mirasçıların paylaşmada hissesine alacak hakkı düşen mirasçıya karşı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumluluğunun gündeme geleceği kabul edilmektedir. Alacağın varlığından sorumluluk, alacağın temliki ile ilgili hükümlerde ivazlı temlik söz konusu ise kabul edilmektedir. Maddenin ikinci fıkrasında bu genel ilkeden ayrılarak, paylaşmada mirasçıya düşen alacağın ivazlı olması koşulu aranmaksızın, diğer mirasçıların her zaman bunun varlığından sorumluluğu kabul edilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında, diğer mirasçıların bir başka sorumluluğu olarak, paylaşmada hissesine alacak düşen mirasçıya karşı bu alacağın borçlusunun ödeme gücünden sorumluluğu öngörülmüştür. Bu sorumlulukların adi kefalet gibi olduğu kabul edilmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrası ise, paylaşmada alacak nedeniyle gerek alacağın varlığından gerekse borçlunun ödeme gücünden sorumluluğun bir yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu hükme bağlanmıştır. Bir yıllık sürenin başlangıcı, paylaşma tarihidir. Ancak paylaşmadan sonra muaccel olacak alacaklar için ise muacceliyet tarihi esas alınacaktır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Paylaşmadan sonra bir mirasçıya düşen mal ayıplı çıkarsa veya ona verilen alacak tahsil edilemezse diğer mirasçıların ona karşı sorumluluğunu düzenler.
Paylaşma, mirasçılar arasında bir tür değiş tokuş gibidir: her mirasçı kendi payına düşen mal karşılığında diğer mallardaki hakkından vazgeçer. Bu nedenle Kanun, mirasçıların birbirine karşı satıcı gibi sorumlu olmasını kabul eder. Bir mirasçıya düşen evde paylaşma sırasında bilinmeyen ciddi bir yapı kusuru çıkarsa (ayıp) veya mal üzerinde üçüncü bir kişinin daha güçlü hakkı ortaya çıkıp mirasçının elinden alınırsa (zapt), diğer mirasçılar satıma ilişkin kurallara göre sorumlu olur.
Payına bir alacak düşen mirasçı için iki ayrı güvence vardır:
- Diğer mirasçılar alacağın gerçekten var olduğunu garanti eder.
- Diğer mirasçılar, alacağın mirasçının payına sayılan tutarı kadar, borçlunun ödeme gücünden de adî kefil gibi sorumludur. Adî kefalette alacaklı önce asıl borçluya başvurmak zorundadır; kefile ancak alacak borçludan alınamazsa gidilebilir.
Borsada işlem gören kıymetli evrak, örneğin borsaya kayıtlı hisse senetleri, ödeme gücü sorumluluğunun dışındadır. Bunların değeri piyasada belli olduğundan riski payına düşen mirasçı taşır.
Garanti ve kefalete dayanan davalar için zamanaşımı bir yıldır. Süre paylaşma tarihinden, paylaşmadan sonra ödenecek alacaklarda ise alacağın muaccel olduğu, yani istenebilir hâle geldiği tarihten başlar.
Gerekçe, alacağın varlığından sorumluluğun genel kuraldan farklı olarak alacağın karşılıklı bir işlemle devredilmiş olması şartına bağlanmadığını da belirtir.