TMK Madde 677 – Miras payı üzerinde sözleşme
TMK Madde 677 metni
Paylaşmanın sonuçlandırılması / Miras payı üzerinde sözleşme
Madde 677
Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 677 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 612 nci maddesini karşılamaktadır.
Madde İsviçre Medenî Kanununun 635 inci maddesinde olduğu gibi iki fıkra halinde düzenlenmiştir. Kenar başlığıyla birlikte anlaştırılmak suretiyle kaleme alınmıştır.
Maddenin birinci fıkrasına miras payının devrinin terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde olabileceği hükmü eklenmiştir. Böylece öğretide ve yargı kararlarında kabul edilen, payın devrinin terekenin tamamı üzerindeki payı kapsamasının zorunlu olmadığı yönündeki görüş yasal dayanak bulmuştur.
Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasında yer alan "ana yahut babanın müteveffa karı ve kocasından olan çocuklarıyla bu çocuklara müteveffadan isabet eden hissenin temlikine müteallik akdedecekleri mukavelenin" sözleri çıkartılmış ve fıkra İsviçre Medenî Kanununun 635 inci maddesine uygun hâle getirilmiştir. Sağ kalan eşe intifa hakkı tanıyan yürürlükteki Kanunun 445 ve 446 ncı madde hükümleri kaldırılmış olduğundan artık 612 nci maddedeki bu cümlenin bir anlamı kalmamış, dolayısıyla bu hüküm de madde metninden çıkartılmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Miras açıldıktan sonra bir mirasçının kendi miras payını başka bir mirasçıya veya üçüncü bir kişiye devretmesini ve bu sözleşmelerin şeklini düzenler.
Paylaşma yapılmadan önce mirasçı, tek tek tereke malları üzerinde tek başına tasarruf edemez; çünkü mallar mirasçılara elbirliği mülkiyetiyle aittir. Ancak kendi miras payını bir sözleşmeyle devredebilir. Devir terekenin tamamındaki payı kapsayabileceği gibi yalnızca bir kısmı için de yapılabilir.
Kanun, sözleşmenin karşı tarafına göre farklı şekil şartı arar:
- Mirasçılar arasındaki devir sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalıdır.
- Bir mirasçının mirasçı olmayan üçüncü bir kişiyle yaptığı sözleşme ise noterde düzenlenmelidir. Bu şekle uyulmazsa sözleşme geçersizdir.
Üçüncü kişiyle yapılan sözleşme, bu kişiyi mirasçılar topluluğuna sokmaz. Payı devralan kişi paylaşma görüşmelerine katılamaz, paylaşma davası açamaz ve tereke yönetiminde söz sahibi olmaz. Elde ettiği hak, paylaşma bitince devredenin payına düşecek malların kendisine verilmesini isteyebilmekten ibarettir. Mirasçı sıfatı devredende kalır.
Bu madde yalnızca miras açıldıktan, yani mirasbırakan öldükten sonra yapılan sözleşmeler içindir. Henüz açılmamış bir miras üzerindeki sözleşmeler TMK m. 678'e göre kural olarak geçersizdir.
Gerekçede çıkarıldığı belirtilen cümle, eski Kanunda sağ kalan eşe tanınan intifa hakkına bağlı bir düzenlemeydi. Bu hak kaldırıldığı için o cümleye de gerek kalmamıştır.