TMK Madde 647 – Mirasbırakanın tasarrufu
TMK Madde 647 metni
Paylaşma kuralları / Mirasbırakanın tasarrufu
Madde 647
Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla paylaşmanın nasıl yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar koyabilir.
Bu kurallar, mirasbırakan tarafından kastedilmemiş olan bir eşitsizlik hâlinde payların denkleştirilmesi olanağı saklı kalmak kaydıyla, mirasçılar için bağlayıcıdır.
Aksini arzu ettiği tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasbırakanın tereke malını bir mirasçıya özgülemesi, vasiyet olmayıp sadece paylaştırma kuralı sayılır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 647 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 587 nci maddesini karşılamaktadır.
Yürürlükteki maddenin "Müteveffanın şartları" şeklindeki kenar başlığı İsviçre Medenî Kanununun 608 inci maddesindeki aslına uygun olarak "Mirasbırakanın tasarrufu" şeklinde değiştirilmiştir.
Hüküm değişikliği yoktur. Anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Mirasbırakan, paylaşmanın yöntemi, payların belirlenmesi, hangi tereke malının kime verileceği vb. konularda ölüme bağlı tasarruf yoluyla paylaşma kuralları koyabilir. Bu kurallar mirasçılar yönünden bağlayıcıdır. Ancak mirasbırakan öyle olmasını kasdetmediği hâlde, koyduğu paylaşma kuralları mirasçılar arasında eşitsizlik doğuruyorsa, o takdirde eşitsizliği giderici denkleştirmeye başvurulacaktır.
Mirasbırakan, belirli bir tereke malının belirli bir kişiye verilmesini öngörmüşse, bu vasiyet değil, paylaştırma kuralı sayılacaktır. Bu durumda, mirasçıya verilen bu malın değerine göre, gerektiğinde paylaşmanın gerçekleştirilebilmesi için denkleştirmeye de gidilecektir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Mirasbırakan, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle paylaşmanın nasıl yapılacağına ve hangi malın kime verileceğine ilişkin bağlayıcı kurallar koyabilir; madde bu kuralların etkisini düzenler.
Mirasbırakan paylaşmayı mirasçılara bırakmak zorunda değildir. Ölüme bağlı tasarrufla, örneğin "evim kızıma, dükkânım oğluma verilsin" diyerek payların hangi mallardan oluşacağını önceden belirleyebilir. Bu kurallar mirasçıları bağlar. Mirasçıların paylaşmayı serbestçe kararlaştırma hakkı (TMK m. 646/2) bu ölçüde sınırlanır.
Paylaştırma kuralı miras paylarını değiştirmez; yalnızca payların hangi mallardan oluşacağını belirler. Mirasbırakan bunu amaçlamadığı hâlde koyduğu kural mirasçılar arasında eşitsizlik doğurursa denkleştirme yapılır. Örneğin eşit pay alması gereken iki çocuktan birine verilen ev, diğerine verilen dükkândan çok daha değerliyse, evi alan çocuk aradaki farkı diğerine öder.
Üçüncü fıkra bir yorum kuralı koyar. Mirasbırakanın bir tereke malını belirli bir mirasçıya bırakması, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça vasiyet sayılmaz; yalnızca paylaştırma kuralıdır. Yani o mirasçı malı kendi payına sayılmak üzere alır, payına ek olarak almaz. Mirasbırakan malın paya ek olarak verilmesini istiyorsa bunu tasarrufta açıkça belli etmelidir; bu durumda vasiyet söz konusu olur ve saklı paylar gözetilir.
Benzer bir yorum kuralı yasal mirasçıların paylarına ilişkin tasarruflar için TMK m. 560/2'de de yer alır. Gerekçeye göre maddenin içeriği eski Kanundan farksızdır; kenar başlığı değiştirilmiştir.