TMK Madde 639 – Zamanaşımı
TMK Madde 639 metni
Zamanaşımı
Madde 639
Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 639 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 579 uncu maddesini karşılamaktadır.
Madde İsviçre Medenî Kanununun 600 üncü maddesindeki aslına uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir.
Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasındaki "kendi hakkının racih olduğuna" ifadesi "kendisinin mirasçı olduğunu" şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca aynı fıkrada "zilyet bulunduğuna" ifadesi, "elinde bulundurduğunu" şeklinde değiştirilmiştir. Zira zilyet olma kavramı "elinde bulundurma" kavramından daha dar bir kavramdır. Kişi zilyet olmaksızın da tereke malını elinde bulundurabilir.
Kaynak Kanunun 600 üncü maddesinde miras sebebiyle istihkak davasının zamanaşımı süresi iyiniyetli olmayan zilyetlere karşı otuz yıldır. Bu süre yürürlükteki Kanuna bu şekilde alınmıştır. Ancak bu süre İsviçre'de olağanüstü zamanaşımı ile taşınmaz mülkiyetini kazanma süresi ile paraleldir. Bizde ise olağanüstü zamanaşımı ile taşınmaz mülkiyetin kazanılmasında İsviçre'den farklı olarak otuz yıl değil, yirmi yıllık süre kabul edilmiştir. Bizde de, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanmaya ilişkin yirmi yıllık süre ile miras sebebiyle istihkak davası arasında paralellik sağlanmak üzere bu süre yirmi yıl olarak kabul edilmiştir.
Yürürlükteki Kanunun 580 inci maddesinde muayyen mal vasiyeti alacaklısına tanınmış olan zamanaşımı süresiyle ilgili hüküm 602 nci maddeye alınmıştır. Çünkü 602 nci maddenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, 580 inci madde vasiyet alacaklılarıyla ilgilidir. Bu nedenle, bu alacaklıların zamanaşımı ile ilgili sorunun da kaynak Kanunun 601 inci maddesinden farklı olarak orada çözümlenmesinin daha isabetli olacağı düşünülmüştür.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Miras sebebiyle istihkak davasının zamanaşımı sürelerini düzenler: iyiniyetli davalıya karşı bir ve on yıl, iyiniyetli olmayana karşı yirmi yıl.
Davalı iyiniyetliyse, yani tereke malını elinde tutmaya hakkı olduğuna dürüstçe inanıyorsa, iki ayrı süre işler. Hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte zamanaşımına uğrar:
- Davacının hem kendisinin mirasçı olduğunu hem de malın davalının elinde bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl.
- Her hâlde mirasbırakanın ölümünden, vasiyetname varsa vasiyetnamenin açılmasından başlayarak on yıl. Bu süre, davacının durumu öğrenip öğrenmediğine bakılmaksızın işler.
Davalı iyiniyetli değilse, örneğin gerçek mirasçının varlığını bildiği hâlde terekeye el koymuşsa, zamanaşımı süresi yirmi yıldır. Gerekçeye göre bu süre, olağanüstü zamanaşımıyla taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasındaki yirmi yıllık süreyle (TMK m. 713) uyumlu olsun diye seçilmiştir; İsviçre'de bu süre otuz yıldır.
Zamanaşımı, hak düşürücü süreden farklıdır. Süre dolsa bile hâkim bunu kendiliğinden dikkate almaz; davalının zamanaşımını savunma olarak ileri sürmesi gerekir.
Gerekçe, maddede "zilyet bulunduğu" yerine "elinde bulundurduğu" ifadesinin bilinçli olarak seçildiğini belirtir. Davalı, hukuken zilyet sayılmasa bile malı elinde tutuyorsa dava ona karşı açılabilir ve bu süreler uygulanır.
Vasiyet alacaklısının dava hakkının zamanaşımı ayrıca TMK m. 602'de düzenlenmiştir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar, Türkiye'deki ölümden ve terekenin akıbetinden geç haberdar olabilir. Bir yıllık süre öğrenmeden başlar, ama iyiniyetli davalıya karşı on yıllık üst süre öğrenmeye bakılmaksızın dolar.