TMK Madde 638 – Hükümleri
TMK Madde 638 metni
Hükümleri
Madde 638
Miras sebebiyle istihkak davasının kabulü hâlinde, tereke veya terekeye dahil mal, davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilir.
Miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 638 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 578 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde İsviçre Medenî Kanununun 599 uncu maddesine uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu maddeyi karşılayan 1984 tarihli Öntasarının 562 nci maddesinde terekenin ya da tereke malının zilyetlik hükümlerine göre teslim edileceğinden söz edilmektedir. Buradaki "teslim edilir" sözcüğü isabetli bulunmamış, bunun yerine "verilir" sözcüğü kullanılmıştır. Zira tereke ya da terekeye dahil mal sadece teslim edilerek değil, başka yolla da verilebilir. Paranın havale edilmesi, hesaplar arası mahsup ve takas, hesaba virman geçilmesi vb.
Maddenin ikinci fıkrası, yürürlükteki maddenin ikinci cümlesinin anlaştırılmak suretiyle tekrarından ibarettir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Miras sebebiyle istihkak davası kabul edilirse tereke veya tereke malının davacıya zilyetlik hükümlerine göre verileceğini ve davalının zamanaşımı yoluyla kazanmayı ileri süremeyeceğini düzenler.
Dava kazanılınca davalı, elinde tuttuğu tereke mallarını davacı mirasçıya vermek zorundadır. Bu geri vermenin ayrıntıları, zilyetliğe ilişkin hükümlere göre belirlenir. Bu hükümler davalının iyiniyetli olup olmamasına göre farklı sonuçlar bağlar:
- İyiniyetli davalı, yani mirasçı olmadığını bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyen kişi, malı kullanmasından dolayı tazminat ödemez ve mal için yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri isteyebilir (TMK m. 993, 994).
- İyiniyetli olmayan davalı ise malı haksız alıkoyması yüzünden doğan zararları, elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerin karşılığını öder (TMK m. 995).
Gerekçe "teslim edilir" yerine "verilir" sözcüğünün bilinçli olarak seçildiğini belirtir. Geri verme yalnızca malın elden ele teslimiyle değil, paranın havalesi veya hesaplar arası mahsup gibi başka yollarla da yapılabilir.
İkinci fıkra, davalının kendisini savunmasını sınırlar. Davalı, tereke malını uzun süre elinde tuttuğu için zamanaşımıyla kazandığını ileri sürerek davayı engelleyemez. Davalının başvurabileceği tek süre savunması, dava hakkının kendisine ilişkin olan TMK m. 639'daki zamanaşımı süreleridir.