TMK Madde 569 – Artmirasçı bakımından
TMK Madde 569 metni
Tenkis davası / Hükümleri / Artmirasçı bakımından
Madde 569
Mirası artmirasçıya geçirme yükümlülüğü ile saklı payı zedelenen mirasçı, aşan kısmın tenkisini isteyebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 569 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 511 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde kenar başlığında kullanılan "fevkalâde ikame" ifadesi, "artmirasçı" olarak değiştirilmiştir. Yürürlükteki maddede artmirasçıya ilişkin ölüme bağlı tasarrufun, önmirasçının saklı payına tecavüz etmesi hâlinde, bu tasarrufun batıl olduğu ifadesi yanlıştır. Bu nedenle yürürlükteki metinde yer alan "batıldır" sözcüğü maddeden çıkarılmıştır. Burada butlan değil, sözü edilen tasarrufun tenkisi söz konusudur. Madde buna uygun olarak kaleme alınmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Saklı paylı bir mirasçı, mirası sonradan bir artmirasçıya devretme yükümlülüğüyle önmirasçı atanmışsa, bu yükümlülüğün saklı payını zedeleyen kısmının tenkisini isteyebilir.
Mirasbırakan bir kişiyi önmirasçı atayıp onu mirası belirli bir zamanda, örneğin kendi ölümünde, artmirasçıya devretmekle yükümlü kılabilir (TMK m. 521). Örneğin mirasbırakan çocuğunu önmirasçı, torunlarını artmirasçı olarak atayabilir. Bu durumda önmirasçı mirası kazanır, ama ona tam bir malik gibi sahip olamaz; mirası artmirasçıya geçirmek zorundadır (TMK m. 524).
Önmirasçı saklı paylı bir mirasçıysa, devretme yükümlülüğü onun saklı payını da kapsayabilir. Saklı pay ise mirasçıya yükümlülükten arınmış olarak kalmalıdır. Bu nedenle mirasçı, yükümlülüğün saklı payını aşan bölümünün tenkisini isteyebilir. Tenkis sonucunda saklı payına giren kısım üzerinde devretme yükümlülüğü ortadan kalkar; kalan kısım için yükümlülük devam eder.
Gerekçe, eski Kanunda bu durumda tasarrufun batıl sayıldığını, bunun yanlış olduğunu ve yeni Kanunla tasarrufun yalnızca tenkise tâbi tutulduğunu belirtir. Tasarruf geçerlidir; yalnızca saklı payı aşan ölçüde indirilir.