TMK Madde 566 – Geri verme borcu
TMK Madde 566 metni
Tenkis davası / Hükümleri / Sağlararası kazandırmalar / Geri verme borcu
Madde 566
Kendisine tenkise tâbi bir kazandırma yapılmış olan kimse iyiniyetli ise, sadece mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür; iyiniyetli değilse, iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur.
Miras sözleşmesiyle elde ettiği kazandırma tenkise tâbi tutulan kimse, bu kazandırma için mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis oranında geri verilmesini isteyebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 566 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 508 inci maddesini karşılamaktadır.
Maddenin kenar başlığı "Geri verilecek miktar" yerine "Geri verme borcu" şeklinde, İsviçre aslındaki 528 inci maddeye uygun olarak, değiştirilmiştir. Maddede hüküm değişikliği yoktur.
Maddenin birinci fıkrası iyiniyetli kişinin geri verme borcu konusunda sebepsiz zenginleşme hükümlerine; iyiniyetli olmayan kişiler bakımından iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere yollama yapmaktadır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, tenkise tâbi bir kazandırma elde eden kişinin neyi ve ne ölçüde geri vermekle yükümlü olduğunu, iyiniyetli olup olmamasına göre ayrı ayrı düzenler.
Kazandırmayı alan kişi iyiniyetliyse, yalnızca mirasın geçtiği anda, yani mirasbırakanın ölümü sırasında kazandırmadan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür. Bu sırada elinde kalmamış olan, örneğin harcanmış veya iyiniyetle elden çıkarılmış değerler için sorumlu olmaz. Gerekçeye göre bu hüküm sebepsiz zenginleşme kurallarına dayanır.
Kazandırmayı alan kişi iyiniyetli değilse, kötüniyetli zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur. Bu kişi, malı haksız alıkoyması yüzünden verdiği zararları ve elde ettiği ya da elde etmeyi ihmal ettiği ürünleri tazmin etmek zorundadır (TMK m. 995). Malın elinden çıkmış olması onu sorumluluktan kurtarmaz.
İkinci fıkra miras sözleşmesiyle elde edilen kazandırmaları düzenler. Kişi bu kazandırma karşılığında mirasbırakana bir şey vermiş olabilir. Örneğin yıllarca ona bakmış veya para ödemiş olabilir. Kazandırma tenkise uğrarsa, bu kişi mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis oranında kendisine geri verilmesini isteyebilir. Böylece hem kazandırmadan hem de verdiği karşılıktan aynı anda yoksun kalmaz.