TMK Madde 553 – Tereke malları üzerinde tasarruf
TMK Madde 553 metni
Görev ve yetkileri / Tereke malları üzerinde tasarruf
Madde 553
Mirasbırakan taahhüt etmiş olmadıkça, terekeye dahil malların, vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından devri veya bunlar üzerinde sınırlı aynî haklar kurulması, sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır. Hâkim, olanak bulunduğu takdirde mirasçıları dinledikten sonra karar verir. Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için yetki almaya gerek yoktur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 553 gerekçesi
Maddede vasiyeti yerine getirme görevlisinin tereke malları üzerinde hangi koşullarla tasarruf edebileceği düzenlenmiştir.
Bir vasiyetin ifası veya bir tereke borcunun yerine getirilmesi söz konusu ise, vasiyeti yerine getirme görevlisinin, bu hususta tasarruf yetkisine sahip olduğu bir önceki maddeden anlaşılmaktadır. Fakat mirasbırakan tarafından taahhüt edilmiş olmaksızın terekeye dahil mallarda tasarruf edilmesi söz konusu olursa, kural olarak, vasiyeti yerine getirme görevlisine bu yetki ancak sulh hâkimi tarafından verildiği takdirde vasiyeti yerine getirme görevlisi tereke mallarında tasarruf edebilecektir. Olağan giderleri karşılayacak nitelikteki tasarruflar için yetki almaya gerek yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vasiyeti yerine getirme görevlisi, mirasbırakanın taahhüt etmediği tereke mallarını devretmek veya üzerlerinde sınırlı aynî hak kurmak için sulh hâkiminden yetki almak zorundadır.
Görevli terekeyi yönetmekle görevlidir (TMK m. 552), ama tereke malları mirasçılara aittir. Bu nedenle kanun, terekeyi küçültecek önemli işlemleri hâkim denetimine bağlamıştır. İzin gerektiren işlemler şunlardır:
- Tereke mallarının satılması veya başka bir yolla devredilmesi, örneğin bir taşınmazın satışı.
- Tereke malları üzerinde sınırlı aynî hak kurulması. İpotek, rehin ve intifa hakkı buna örnektir.
Mirasbırakan sağlığında bir malı devretmeyi taahhüt etmişse, örneğin bir taşınmazı satmış ama tapuda devir yapılmadan ölmüşse, görevli bu borcu yerine getirmek için hâkimden izin almak zorunda değildir. Gerekçeye göre bir vasiyetin yerine getirilmesi veya bir tereke borcunun ödenmesi için yapılan tasarruflar da görevlinin genel yetkisi içindedir.
Sulh hâkimi, mümkünse mirasçıları dinledikten sonra karar verir. Terekenin olağan giderlerini karşılamaya yetecek ölçüdeki tasarruflar için izin gerekmez. Vergi ve küçük onarım masrafları gibi giderler bu kapsamdadır.