TMK Madde 527 – Olumlu miras sözleşmesi

TMK Madde 527 metni

Miras sözleşmeleri / Olumlu miras sözleşmesi

Madde 527

Mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını veya belirli malını sözleşme yaptığı kimseye ya da üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir.

Mirasbırakan, malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir; ancak, miras sözleşmesindeki yükümlülüğü ile bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz edilebilir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 527 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 474 üncü maddesini karşılamaktadır.

Madde, 1984 tarihli Öntasarının 451 inci maddesinde kabul edildiği gibi, İsviçre Medenî Kanununun 494 üncü maddesindeki aslına uygun olarak ve arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin konu başlığındaki "Miras mukaveleleri" yerine "Miras sözleşmeleri" başlığı kullanılmıştır.

Yürürlükteki maddenin kenar başlığındaki "Mirasçı nasbi ve muayyen bir şeyi vasiyet" ifadesi İsviçre Medenî Kanununun 494 üncü maddesinde de kullanılmıştır. Bunun yerine öğretide ve birçok mahkeme kararlarında kabul edildiği gibi, bu maddenin bir sonraki maddenin aksine olumlu bir miras sözleşmesiyle ilgili olması ve anlamı daha iyi ifade etmesi nedeniyle maddenin kenar başlığında "Olumlu miras sözleşmesi" deyimi kullanılmıştır. Maddenin birinci fıkrasında, mirasçı atama veya belirli mal vasiyeti şeklindeki ölüme bağlı tasarrufların olumlu miras sözleşmesinin konusunu oluşturduğu düzenlenmiştir. Mirasçı atananın veya lehine mal vasiyet edilenin mutlaka sözleşmenin karşı tarafı olması şart değildir; üçüncü kişi lehine de miras sözleşmesi yapılabilir.

Madde İsviçre Medenî Kanununun 494 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki "mirasbırakan malvarlığında eskisi gibi, serbestçe tasarruf edebilir" hükmü ayrı bir fıkra yerine üçüncü fıkra ile birleştirilmek suretiyle tek fıkra hâline getirilmiş ve böylece madde üç değil iki fıkradan oluşmuştur. Miras sözleşmesi yapan mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruftan tek taraflı dönememesi, onun sözleşme konusu malvarlığı üzerinde tasarruf etmesine engel olmaz. Bağışlamalar ve ölüme bağlı tasarruflar bunun dışında kalmaktadır. Mirasbırakanın sağlığında ivazlı temlik yapabilmesi mümkündür. Vasiyet alacaklısı, bu tasarruflara itirazda bulunamaz, sadece bu takdirde yapılan vasiyetin yerine getirilmesi imkânsız olacağından vasiyet hükümsüz olur.

Buna karşılık, mirasbırakanın miras sözleşmesinin konusunu oluşturan ölüme bağlı tasarrufla bağdaşmayacak şekilde sonradan yapılan bağışlama veya ölüme bağlı tasarruflara itiraz edilebilir. Bu takdirde tenkis hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Olumlu miras sözleşmesiyle mirasbırakan, mirasını veya belirli bir malını sözleşmenin karşı tarafına ya da üçüncü bir kişiye bırakmayı bağlayıcı biçimde üstlenir.

Miras sözleşmesini vasiyetnameden ayıran özellik bağlayıcılığıdır. Vasiyetnameden mirasbırakan her zaman dönebilir (TMK m. 542). Miras sözleşmesi ise iki taraflıdır ve mirasbırakan ondan kural olarak tek başına dönemez. Sözleşme ancak tarafların yazılı anlaşmasıyla ya da kanunda sayılan özel hâllerde ortadan kalkar (TMK m. 546-548).

Sözleşmenin konusu mirasçı atama (TMK m. 516) veya belirli mal bırakmadır (TMK m. 517). Lehine tasarruf yapılan kişinin sözleşmenin karşı tarafı olması gerekmez. Örneğin yaşlı bir kişi, bakımını üstlenen yeğeniyle sözleşme yaparak ölümünde evini yeğenin çocuğuna bırakmayı üstlenebilir.

Miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılır. Taraflar arzularını memura aynı anda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar (TMK m. 545). Mirasbırakanın ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmaması gerekir (TMK m. 503).

İkinci fıkra, mirasbırakanın sağlığındaki özgürlüğünü korur. Mirasbırakan malvarlığı üzerinde eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir. Malı satabilir, kiraya verebilir, karşılığını alarak devredebilir. Bu işlemlere karşı lehdarın itiraz hakkı yoktur. Gerekçeye göre bırakılan mal satılmışsa ve terekede bulunmuyorsa vasiyet yerine getirilemez hâle gelir.

Buna karşılık miras sözleşmesindeki yükümlülükle bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflara ve bağışlamalara itiraz edilebilir. Örneğin sözleşmeyle evini yeğenine bırakmayı üstlenen kişi, sonradan bu evi bir vasiyetnameyle başkasına bırakır veya bağışlarsa yeğen bu tasarrufa itiraz edebilir. Gerekçeye göre bu itirazda tenkise ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

Lehine tasarruf yapılan kişi mirasbırakandan önce ölürse miras sözleşmesi kendiliğinden ortadan kalkar (TMK m. 548).

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir