TMK Madde 49 – Koşulu
TMK Madde 49 metni
Fiil ehliyeti / Koşulu
Madde 49
Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 49 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 47 nci maddesini karşılamaktadır.
İçerik itibarıyla hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki metin yerine, Türkçe açısından daha sade ve teknik hukuk terimlerini daha özenli kullanan ifadeler tercih edilmiştir.
Maddenin konu ve kenar başlıkları, yürürlükteki metinde yer alan "C. Medenî hakları kullanmak salâhiyeti/I. Şartları" yerine, "C. Fiil ehliyeti/I. Koşulu" şeklinde değiştirilmiştir. Kaynak Kanunun Fransızca metninde "exercise des droit civils" deyimi yer almakla birlikte, Almanca metninde "Handlungfaehigkeit", yani "Fiil ehliyeti" terimi yer almaktadır. Yeni düzenlemede Almanca metnin çevirisinin tercih edilmesinin sebebi, bugün Türk Hukukunda, "kişinin kendi fiilleriyle haklar edinebilmesi ve borç (yüküm) altına girebilmesi" olanağı anlamında "fiil ehliyeti" teriminin yerleşmiş olmasıdır. Nitekim, 9 uncu maddede de kaynak Kanunun Almanca metni izlenilmek suretiyle "fiil ehliyeti" terimi kullanılmış ve "Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir" ifadesine yer verilmiştir.
Diğer taraftan, madde kaleme alınırken, yürürlükteki metnin kullandığı "...nizamnamelerine göre..." ifadesi yerine "... kuruluş belgelerine göre..." ifadesi tercih edilmiştir. Bunun sebebi, özel hukuk tüzel kişilerinin kurulması için düzenlenen belgelerin hepsinin "nizamname" yani "tüzük" kavramı altında toplanmasının mümkün olmamasıdır.
Yürürlükteki metnin içerik itibarıyla değiştirilmemesinde ise, doğal olarak, kaynak Kanunun kabulüne temel olan gerekçelerin bugün de aynen geçerli olması gerçeğinden hareket edilmiştir. Gerçek kişiler gibi doğal bir iradeye sahip olmayan tüzel kişilerin kendi fiilleri ile haklar edinip borç altına girmelerinin mümkün olabilmesi için, bu yöndeki iradeyi oluşturacak ve fiil ve davranışları tüzel kişiye atfedilebilecek organların varlığı gerektiğinden, tüzel kişilerin fiil ehliyetinin başlangıcından da ancak söz konusu organların kurulmasından sonra bahsedilebilecektir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, tüzel kişinin kendi işlemleriyle hak edinip borç altına girebilmesi için gereken şartı, yani fiil ehliyetinin ne zaman başladığını düzenler.
Fiil ehliyeti, bir kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesidir (TMK m. 9). Gerçek kişide bu, ayırt etme gücüne sahip olmaya, ergin olmaya ve kısıtlı olmamaya bağlıdır (TMK m. 10). Tüzel kişinin ise insan gibi doğal bir iradesi yoktur. İradesini onun adına oluşturan ve açıklayan kişi veya kurullar gerekir; bunlara organ denir.
Bu nedenle tüzel kişi, kanunun ve kuruluş belgesinin öngördüğü organlar oluşturulduğunda fiil ehliyeti kazanır. Kuruluş belgesi derneklerde tüzük, vakıflarda vakıf senedidir. Gerekçe, eski Kanundaki "nizamname" kelimesinin bu yüzden "kuruluş belgesi" ile değiştirildiğini açıklar: Her tüzel kişinin kuruluş belgesi tüzük değildir.
Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti aynı anda başlamayabilir. Örneğin dernek, kuruluş bildirimini verdiği anda tüzel kişilik kazanır (TMK m. 59). Zorunlu organlarını ise ilk genel kurul toplantısında oluşturur (TMK m. 62). Derneğin zorunlu organları genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur (TMK m. 72).
Organların tüzel kişi adına nasıl hareket edeceği ve tüzel kişiyi nasıl bağlayacağı bir sonraki maddede düzenlenmiştir (TMK m. 50).
Gerekçeye göre madde, 743 sayılı eski Medenî Kanunun 47. maddesini içerik bakımından değiştirmeden sadeleştirmiştir. Kenar başlığındaki "Medenî hakları kullanmak salâhiyeti" ifadesi yerine, Türk hukukunda yerleşmiş olan "fiil ehliyeti" terimi kullanılmıştır.