TMK Madde 482 – Göreve devam zorunluluğu
TMK Madde 482 metni
Sürenin sona ermesi ve uzatılmaması / Göreve devam zorunluluğu
Madde 482
Görevi sona eren vasi, yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmakla yükümlüdür.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 482 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 426 ncı maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki metinde yer alan "zaruri olan idari tasarruflar" yerine "zorunlu işler" deyimi kullanılmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Görevi sona eren vasinin, yeni vasi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmaya devam etmek zorunda olduğunu düzenler.
Vasilik görevi sürenin dolması, vasiliğe engel bir sebebin ortaya çıkması veya bir kaçınma sebebiyle görevden alınma gibi nedenlerle sona erebilir (TMK m. 480, 481). Yeni vasinin atanıp göreve başlaması ise zaman alır. Bu arada vesayet altındaki kişinin işleri durmamalı, malvarlığı korumasız kalmamalıdır.
Madde bu boşluğu doldurur. Görevi sona eren vasi, yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmakla yükümlüdür. Zorunlu işler, ertelenmesi vesayet altındaki kişiyi zarara uğratacak işlerdir. Bir kira bedelinin tahsili, süresi dolmak üzere olan bir hakkın kullanılması, kişinin bakım giderlerinin ödenmesi veya acil bir onarımın yaptırılması bunlara örnektir. Yeni yatırım yapmak veya uzun süreli sözleşmeler kurmak gibi işler bu kapsamda değildir.
Vasi bu dönemde de iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermek zorundadır ve kusurlu davranışından doğan zarardan sorumludur (TMK m. 466, 467). Görevini tamamen bıraktığında son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına verir (TMK m. 489).
Vasinin ölümü veya fiil ehliyetini yitirmesi hâlinde bu yükümlülük doğal olarak işlemez (TMK m. 479). Bu durumda vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli önlemleri almak vesayet makamına düşer.
Gerekçeye göre eski Kanundaki "zaruri olan idari tasarruflar" ifadesi yerine "zorunlu işler" deyimi kullanılmış, hükümde değişiklik yapılmamıştır.