TMK Madde 453 – Meslek veya sanat
TMK Madde 453 metni
Özen ve temsil / Temsil / Meslek veya sanat
Madde 453
Vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmiş ise, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 453 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 396 ncı maddesini karşılamaktadır. Sadece "sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vesayet makamının izniyle bir meslek veya sanat yürüten vesayet altındaki kişinin, bu işle ilgili olağan işlemleri kendisinin yapabileceğini düzenler.
Vesayet altındaki kişi kural olarak kendi işlemleriyle borç altına giremez; bunun için vasinin rızası gerekir (TMK m. 451). Ancak bir esnaf, zanaatkâr veya serbest meslek sahibi her alışverişte vasinin onayını beklerse işini yürütemez. Madde bu nedenle bir istisna getirir. Vesayet makamı kişinin bir meslek veya sanatla uğraşmasına izin vermişse, kişi o işin gerektirdiği olağan işlemleri kendisi yapabilir. Mal almak, müşteriyle sözleşme yapmak ve işyeri giderlerini ödemek bu kapsamdadır.
İzin vesayet makamından, yani sulh hukuk mahkemesinden alınır (TMK m. 397). Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması, vesayet makamının iznine bağlı işler arasında da sayılmıştır (TMK m. 462, bent 7).
Yetki olağan işlemlerle sınırlıdır. İşin olağan akışını aşan işlemler, örneğin işyeri olarak bir taşınmaz satın alınması veya kredi çekilmesi, yine vasinin ve gerektiğinde vesayet makamının iznine bağlıdır.
Yetkinin karşılığı sorumluluktur. Kişi, meslek veya sanatıyla ilgili olağan işlemlerden doğan borçlardan bütün malvarlığıyla sorumlu olur. Alacaklı yalnızca işletmeye ait mallara değil, kişinin diğer mallarına da başvurabilir.
Gerekçeye göre eski Kanuna göre tek fark, "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyiminin kullanılmasıdır.