TMK Madde 454 – Yönetim ve hesap tutma yükümlülüğü
TMK Madde 454 metni
Malvarlığının yönetilmesi / Yönetim ve hesap tutma yükümlülüğü
Madde 454
Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır.
Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür.
Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip ise, hesabın hâkim tarafından incelenmesi sırasında olanak ölçüsünde hazır bulundurulur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 454 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 397 nci maddesini karşılamaktadır.
Maddenin konu başlığı kaynak Kanunun 413 üncü maddesine uygun olarak "Malvarlığının yönetilmesi" şeklinde değiştirilmiştir. İsviçre Medenî Kanununun 413 üncü maddesinde vasinin iki yılda bir hesap vermesi öngörüldüğü hâlde maddede bu süre bir yıl olarak korunmuştur. Yine İsviçre Medenî Kanununun 413 üncü maddesi ile yürürlükteki 397 nci maddesinin ikinci fıkrasında vesayet altındaki kişinin temyiz kudretine sahip olması ve onaltı yaşında bulunması hâlinde hesabın hâkim tarafından incelenmesi sırasında hazır bulundurulması öngörülmüştür. Böyle bir yaş sınırının her zaman doğru bir çözüm olamayacağı göz önünde tutulmak ve Çocuk Hakları Sözleşmesi ile uyumu sağlamak üzere yaş sınırı koyma yerine 450 nci maddede olduğu gibi "görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip" olma ölçüsü getirilmiştir.
Madde İsviçre Medenî Kanununun 413 üncü maddesine uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vasinin, vesayet altındaki kişinin malvarlığını özenle yönetme ve bu yönetimin hesabını düzenli olarak vesayet makamına verme yükümlülüğünü düzenler.
Vasi kendi malını değil, başkasının malvarlığını yönetir. Bu yüzden ondan beklenen özen, iyi ve dikkatli bir yöneticinin göstereceği özendir. Paranın uzun süre değerlendirilmeden bırakılması, malların bakımsız kalması veya gereksiz riskli işlere girilmesi bu yükümlülüğe aykırı olabilir. Kusurlu yönetimden doğan zarardan vasi sorumludur (TMK m. 467).
Vasi yönetimle ilgili gelir ve giderleri gösteren bir hesap tutar. Bu hesabı vesayet makamının, yani sulh hukuk mahkemesinin belirlediği tarihlerde, her hâlde yılda en az bir kez mahkemeye sunar. Mahkeme hesabı inceler, eksiklerin tamamlanmasını veya hataların düzeltilmesini isteyebilir ve sonunda kabul veya reddeder (TMK m. 464).
Üçüncü fıkra, vesayet altındaki kişinin sürece katılmasını sağlar. Kişi kendi görüşünü oluşturup açıklayabilecek durumdaysa, hâkim hesabı incelerken olanak ölçüsünde hazır bulundurulur. Gerekçeye göre eski Kanundaki on altı yaş sınırı bilerek bırakılmış, yerine kişinin olgunluğuna bakan bir ölçü getirilmiştir. Böylece daha küçük yaştaki ama durumu anlayabilen bir çocuk da dinlenebilir.
Gerekçede geçen "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanun, "kaynak Kanun" ise Türk Medenî Kanununun örnek aldığı İsviçre Medenî Kanunudur. Gerekçeye göre İsviçre'de hesap iki yılda bir verilirken Türk hukukunda yıllık hesap verme korunmuştur.
Vesayet sona erdiğinde vasi ayrıca son rapor ve kesin hesap verir (TMK m. 489).