TMK Madde 432 – Koşulları
TMK Madde 432 metni
Koşulları
Madde 432
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.
İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 432 gerekçesi
Madde kenar başlığıyla birlikte İsviçre Medenî Kanununun yeni 397a maddesinden aynen alınmıştır.
Bu ve bunu izleyen maddelerde, kişinin korunması amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması söz konusu olup, bu denli önemli bir konunun koşulları, hüküm ve sonuçları özel hükümlerin konulmasını gerektirmiştir.
Maddede kişinin bir kuruma yerleştirilmesi veya alıkonulması belli sebeplere bağlanmıştır. Bunlar toplum için tehlike oluşturan akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik hâlleridir. Ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalıkların neler olduğunun belirlenmesi tıp biliminin işi olmakla beraber, buraya AİDS, kolera, ilerlemiş verem ve veba gibi hastalıkların geleceği söylenebilir.
Madde sadece toplum için tehlike oluşturan ergin kişilerin kuruma yerleştirilmesi veya kurumda alıkonulmasını öngörmektedir. Ergin olmayan kişiler bu maddenin kapsamına girmemektedir. Bu kişilere ilişkin koruma önlemleri daha önceki maddelerde hükme bağlanmıştır. Ergin kişinin bu madde gereğince kuruma yerleştirilmesi ya da kurumda alıkonulması için kısıtlı olması ya da olmaması önem taşımamaktadır. Kısıtlı olmamasına rağmen maddede sayılan sebeplerden biri varsa toplum için tehlike oluşturan bu kişiler bir kuruma yerleştirilebilecek veya kurumda alıkonulmaya devam edilecektir.
Maddenin ikinci fıkrası kişinin koruma altına alınmasında çevresine getirdiği külfetlerin de göz önünde tutulmasını öngörmektedir. Buna göre koruma kararı verilirken bu unsur da etkili olacaktır. Buradaki "çevre" kavramına, kişinin ailesi, kendisine bakmakla yükümlü olanlar ve vasisi gibi kişiler girer. Bu hâllerde dahi kişinin bir kuruma yerleştirilebilmesi için bakım ve tedavisinin başka şekilde sağlanamaması şartı aranacaktır.
Maddenin üçüncü fıkrası, kişi özgürlüğünün önemli olması nedeniyle, koruma altına alınan kişinin durumu uygun hâle gelir gelmez hemen kurumdan çıkarılmasını, yani özgürlüğünün geri verilmesini öngörmektedir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Akıl hastalığı veya bağımlılık gibi sebeplerle toplum için tehlike oluşturan erginin, korunması başka yoldan sağlanamıyorsa bir kuruma yerleştirilmesini düzenler.
Bu madde ile başlayan "koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması" hükümleri eski Kanunda yoktu. Bölümün genel gerekçesine göre İsviçre'de 1 Ocak 1981'de yürürlüğe giren düzenleme örnek alınmış ve Anayasanın kişi özgürlüğünü düzenleyen 19 uncu maddesindeki ihtiyaç göz önünde tutulmuştur.
Kuruma yerleştirme için şu şartlar birlikte aranır:
- Kişi ergin olmalıdır. Kısıtlı olup olmaması önem taşımaz. Vesayet altındaki küçükler için TMK m. 446 uygulanır.
- Kanunda sayılan sebeplerden biri bulunmalıdır: akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike yaratan bulaşıcı hastalık veya serserilik.
- Kişi bu sebeple toplum için tehlike oluşturmalıdır.
- Kişinin korunması başka bir yolla, örneğin ayakta tedavi veya aile desteğiyle sağlanamamalıdır.
Kişi, tedavisine, eğitimine veya ıslahına elverişli bir kuruma yerleştirilir. Hâkim karar verirken kişinin ailesine, ona bakmakla yükümlü olanlara ve vasisine yüklediği ağırlığı da hesaba katar. Durumu elverir elvermez kişi kurumdan çıkarılır; yerleştirme bir ceza değil, koruma önlemidir.
Görevi sırasında bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlisi, durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır.
Kararı kural olarak kişinin yerleşim yerindeki vesayet makamı verir (TMK m. 433). Kişi veya yakınları karara karşı on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir (TMK m. 435). Usul TMK m. 436 ve 437'de düzenlenmiştir; akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bağımlılık ve bulaşıcı hastalık hâllerinde karar ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra verilebilir (TMK m. 436/5).