TMK Madde 431 – Usul
TMK Madde 431 metni
Usul
Madde 431
Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır.
Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilân olunur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 431 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 381 inci maddesini karşılamaktadır.
Yürürlükteki metinde sadece kayyımın atanmasından söz edildiği hâlde maddede buna "yasal danışman" da eklenmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Kayyım ve yasal danışman atanmasında vasi atanmasına ilişkin usulün uygulanacağını ve bu kararların ancak gerekli görülürse ilân edileceğini düzenler.
Birinci fıkra, vasinin atanmasına ilişkin usul kurallarını kayyım ve yasal danışmanın atanmasına da uygular. Bu yüzden şu kurallar onlar için de geçerlidir:
- atanacak kişinin ergin ve görevi yapabilecek yetenekte olması (TMK m. 413),
- eşin ve yakın hısımların önceliği ile ilgililerin gösterdiği kişinin atanması (TMK m. 414, 415),
- kaçınma sebepleri ve vasiliğe engel sebepler (TMK m. 417, 418),
- kararın tebliği, kaçınma ve itiraz için on günlük süreler (TMK m. 421-424).
Gerekçeye göre eski Kanunda yalnızca kayyımın atanmasından söz ediliyordu; yeni düzenlemeye yasal danışman da eklenmiştir.
İkinci fıkra ilân konusunda farklı bir kural koyar. Kısıtlama ve vasi atanmasına ilişkin kararlar her durumda ilân edilir (TMK m. 421/2). Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar ise ancak vesayet makamı gerekli görürse ilân edilir. Kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini etkilemediğinden (TMK m. 458) üçüncü kişilerin bunu öğrenmesi her zaman gerekli değildir. Yasal danışmanlıkta ise kişinin bazı işlemleri danışmanın görüşüne bağlandığından (TMK m. 429) hâkim ilânı gerekli görebilir.
Atama ilân edilmişse veya vesayet makamı gerekli görürse kayyımlığın sona erdiği de ilân edilir (TMK m. 478).