TMK Madde 426 – Temsil

TMK Madde 426 metni

Kayyımlığı gerektiren hâller / Temsil

Madde 426

Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar:

1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,

2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,

3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 426 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 376 ncı maddesini karşılamaktadır. Bu madde ile başlayan birinci bölümün beşinci ayırımın başlığı içeriğine uygun olarak, "yasal danışmanlık" deyiminin de eklenmesi suretiyle "Kayyımlık Ve Yasal Danışmanlık" biçiminde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinde yer alan "sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Maddede başka bir hüküm değişikliği yoktur. Sadece (1) numaralı bendindeki "gaip olmak" ifadesi gaiplik kurumu ile karıştırmaya elverişli olduğundan bunun yerine "başka bir yerde bulunma" ifadesine yer verilmiştir. Buna göre, kayyım atanması için kişinin mutlaka nerede olduğunun bilinmemesi gerekmeyip, nerede olduğu bilinmesine rağmen ivedi bir işini kendisi görebilecek durumda olmaması yeterli sayılmıştır.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Bir kişinin belirli bir işini kendisi göremediği veya yasal temsilcisinin onu temsil edemediği hâllerde vesayet makamının temsil kayyımı atamasını düzenler.

Kayyım, vasiden farklı olarak belirli işleri görmek veya bir malvarlığını yönetmek için atanır (TMK m. 403/2). Temsil kayyımı, kişiyi belli bir işte temsil etmekle görevlendirilir. Kayyım atanması, temsil edilen kişinin fiil ehliyetini etkilemez (TMK m. 458); kişi kendi işlemlerini yapmayı sürdürebilir.

Vesayet makamı, yani sulh hukuk mahkemesi, ilgilinin istemi üzerine veya kendiliğinden şu hâllerde temsil kayyımı atar:

  • Ergin bir kişi hastalık, başka bir yerde bulunma veya benzeri bir sebeple acil bir işini kendisi göremiyor ve bunun için bir temsilci de atayamıyorsa.
  • Bir işte küçüğün veya kısıtlının menfaati, yasal temsilcisinin, yani ana babasının veya vasisinin menfaatiyle çatışıyorsa. Örneğin ana ile küçük çocuğu aynı mirasın paydaşıysa, mirasın paylaşılmasında çocuğu ayrı bir kayyım temsil eder.
  • Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.

Madde "kanunda gösterilen diğer hâlleri" de saklı tuttuğundan sayılanlar sınırlı değildir.

Gerekçeye göre birinci bentte "gaip" yerine "başka bir yerde bulunma" ifadesi bilinçli olarak seçilmiştir. Kişinin nerede olduğunun bilinmemesi gerekmez; nerede olduğu bilindiği hâlde acil işini göremiyorsa kayyım atanabilir. Gaiplik ayrıca TMK m. 32 ve devamında düzenlenmiştir. Bu bent, örneğin yurt dışında yaşayan ve Türkiye'deki acil bir işi için vekil bırakmamış, vekil atayamayacak durumda da olan bir kişi için uygulanabilir. Kişi bir vekil atayabiliyorsa kayyım atanmaz.

Temsil kayyımını, kendisine kayyım atanacak kişinin yerleşim yerindeki vesayet makamı atar (TMK m. 430/1).

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir